A Harfi ile Başlayan Erkek İsimleri
Abad
Şen , bayındır,Sonsuz gelecek zamanlar.
Abadi
Şen, bayındır, mamurlukla ilgili. Abadı Mehmet Çelebi. Türk hukuk bilgini (1555)
Abaka Han
İlhanlı hükümdarı Hülagu'nun oğlu
Abay
1.Anlamı: Beceri. 2.Anlamı: Seziş, anlayış, dikkat. 3.Anlamı: Büyük erkek kardeş.
Abaza
Karaçay - Çerkes Özerk bölgesinde yaşayan müslüman bir halk. - Abaza Hasan Paşa, Osmanlı vezirlerinden.
Abbad
Allaha itaat ve ibadet eden, kulluğunu hakkıyla yeri­ne getiren. Yasaklarından kaçınan. -Abbad b. Bişr. Ashab dan.
Abbas
1.Anlamı: Sert, çatık kaşlı kimse. 2.Anlamı: Arslan - Abbas b. Abdülmuttalib. Rasûlullah (s.a.s)’ın amcası, Mek­ke’nin fethinde müslüman olmuştur.
Abbaz
Yüzgeç, yüzücü
Abdi
Kulluk ve itaat eden. Kullukla, kölelikle ilgili.
Abdüddar
Zararlı şeyleri ve sebeblerini bir hikmete mebni olarak yaratan Allah'ın kulu. ed-Dar. Allah'ın isimlerindendir
Abdul
Abd kul demektir. Abdul kulu anlamındadır ve Allahın isimlerine ön ek olarak kullanılır. Örneğin: Abdullah Allahın kulu anlamındadır.
Abdül
Kulu anlamındadır ve tek başına kullanılmaz. Örneğin Abdülkadir : Kadir olan Allahın kulu anlamında
Abdülafuv
Geniş Avf ve mağfiret sahibi yüce Allah'ın kulu. Allah'ın isimlerinden, (bkz. el-Afuv)
AbdülaLa
En yüksek, en yüce ve yücelikte eşi olmayan Allah'ın kulu. A'la kelimesi Kur'an-ı Kerim'in sıfatı olarak geçmektedir. Ünlü bir İslam bilgini
Abdülali
Yüce, ulu, şan ve şeref sahibi Allah'ın kulu. Ali kelimesi Kur'an'da Allah'ın yüceliğini vasfetme anlamında kullanılmıştır
Abdülalim
Alim ve mükemmel bilgiyi uhdesinde bulunduran Allah'ın kulu. Alim kelimesi Allah'ın 99 isminden birisidir
Abdülazim
Azamet ve büyüklük sahibi Allah'ın kulu. - Allah'ın isimlerinden, (bkz. el-Azim)
Abdulaziz
En yüce, en değerli olan Allah ın kulu. Büyük ve aziz olan, izzet ve şeref sahibi Al­lah ın kulu. Aziz Allah ın isimlerindendi r. - Sultan Abdülaziz: 32.Anlamı: Osmanlı padişahının adı.
Abdülaziz
Onur sahibi yüce Allahın kulu
Abdulbaki
Her zaman var olan Allah ın kulu. Sonsuz, ebedi olan ve ölmenin kendisi için sözkonusu olmadığı. Allah ın kulu-Allah ın isimlerinden.
Abdülbaki
Sonsuz olan Allahın kulu
Abdülbari
Yaratan, yaratıcı Allah ın kulu. Bari ismi, Al­lah ın isimlerindendir. Abd takısı al­madan kullanılmaz. Yaratan, yaratıcı olan Allah ın kulu.
Abdülbasir
Her şeyi görüp gözeten ve gizliliğin kendisi için söz konusu olmadığı yüce Al­lah ın kulu.Her şeyi görüp anlayan Allah ın kulu.
Abdülbasit
Genişlik, ferahlık ve kolaylık verici olan Al­lah ın kulu. - Allah ın isimlerinden.Rızkı yayıp bollaştıran Allah ın kulu
Abdülbasıt
Genişlik, ferahlık ve kolaylık verici olan Allah'ın kulu. - Allah'ın isimlerinden (bkz. el-Basıt)
Abdülbedi
Allah ın isimlerinden. Bedinin kulu.
Abdülberr
Berr in kulu. Cömert ve ihsan edicinin kulu.Berr, Allah ın isimlerindendir.
Abdulcabbar
Cebredici, zorlayıcı, kuvvet ve kudret sahi­bi Allah ın kulu. Cebbar, Allah ın isimlerindendir. Zorlayıcı güce sahip olan Allah ın kulu.
Abdülcebbar
Cebredici, zorlayıcı, kuvvet ve kudret sahi­bi Allah ın kulu. Cebbar, Allah ın isimlerindendir. Zorlayıcı güce sahip olan Allah ın kulu.
Abdülcelil
Büyük, ulu, yüce Allah ın kulu. Celil, Allah ın isimlerindendir. En yüce olan Allah ın kulu
Abdülcemal
Güzellikleri kendinde toplayan Allah ın kulu.
Abdülcevat
Cömert olan Allah ın kulu.
Abdülehad
Şeriki ve ortağı bulunmayan, tek olan Allah ın kulu. Ehad, Allah ın isimlerindendir.
Abdülesed
Aslan ın kulu.- Hz. Rasûlullah (s.a.s) m reddet­tiği isimlerdendir. Müslümanlar kullanmazlar.
Abdülevvel
Herşeyin evveli, ilk olan, varlığının başlan­gıcı bulunmayan Allah ın kulu.
Abdülezel
Ezelden beri var olan varlığı için başlangıç söz konusu olmayan Allah ın kulu. Ezelden beri var olan Allah ın kulu.
Abdülferid
Tek, eş­siz, eşi olmayan, kıyas kabul etmez, üstün olan. Allah ın kulu.
Abdülfettah
Gizli şeyleri açığa çıkaran Allah ın kulu. Zafer kazanmış, üstün gelmiş, fetheden-açan, kullarınının kapalı-müşkil işle­rini açan Allah ın kulu. Allah ın isimlerindendir.
Abdülgaffar
Kulla­rının günahlarını affeden Allah ın ku­lu.. Allah ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanıl­maz.
Abdülgafur
Kullarının günahlarını tekrar tekrar bağışlayıcı olan Allah'ın kulu. - (bkz. Gafur). "Abd" takısı almadan kullanılmaz
Abdulgani
Gani (Zengin ve Cömert) Olan Allah’ın Kulu; Sonsuz Zengin, Sonsuz Varlıklı, Sonsuz Cömert Olan Yüce Allah’ın Kulu.
Abdülgani
Zengin, varlıklı, bol, doygun olan Allah'ın kulu.- Allah'ın isimlerinden, (bkz. Gani)
Abdülhabir
Her şeyin iç yüzünden, gizli ve saklılıklarından haberdar olan Allah'ın kulu. (bkz. el-Habir). Allah'ın isimlerinden
Abdulhadi
Hidayet eden, doğru yolu gösteren Allah'ın kulu.
Abdülhadi
Hidayet eden, doğru yolu gösteren Allah'ın kulu. - Allah'ın isimlerinden, (bkz. Hadi)
Abdülhafız
Herşeyi bütün ayrıntı ve inceliğiyle kayıtlayıp tutan ve dilediği zamana kadar bela ve afetlerden koruyan Allah'ın kulu. -(bkz. el-Hafız). Allah'ın isimlerinden
Abdülhak
Hak ve gerçek olan, varlığı hiç değişmeden duran Allah'ın kulu. - Hak, Esmau'l-Hüsna'dandır
Abdülhakem
Bütün işlerin kendisine döndürüldüğü, onun adalet ve kararına baş vurulduğu yüce Hakem Allah'ın kulu. - (bkz. el-Ha-kem). Allah'ın isimlerinden.
Abdülhakim
Her şeye hükmeden Allah'ın kulu.- Hakim, Allah'ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz
Abdulhalik
Yaratan, yoktan vareden, yaratıcı Allah'ın kulu. - Halik, Allah'ın isimlerinden. "Abd" takısı almadan kullanılmaz
Abdülhalik
Yaratan, yoktan vareden, yaratıcı Allah'ın kulu. - Halik, Allah'ın isimlerinden. "Abd" takısı almadan kullanılmaz
Abdülhalim
Tabiatı yavaş olan, yumuşak huylu, hikmetli Allah'ın kulu. - (bkz. Halim). Allah'ın isimlerinden
Abdülhamid
Hamdolunmuş, övülmüş, bütün varlığın diliyle övülmüş Allah’ın kulu. - Hamid; Allah’ın isimlerindendir. (bkz. Hamid).- Türk dil kuralları açısından "d/t" olarak kullanılır.
Abdulhamit
Hamid (Herkesçe Övülen) Olan Allah’ın Kulu; Övgü Sahibi Olan, Herkesçe Methedilen, Bütün Varlıkların Kendi Dilleriyle Övdüğü Yüce Allah’ın Kulu; Abd + Hamid
Abdülhan
Kürtçede evdilxan diye yazılır; türkçede abdülhan’ a karşılık gelir tanrının hizmetkarı veya kıralın hizmetkarı anlamında kulanılır bir örnek bedirxan begê evdilxan- abdülhanın oğlu bedirhan bey.
Abdülhasib
Bütün varlıkların takdir edilen hayatları boyunca yaptıkları bütün işlerin ayrıntılarıyla hesabını en iyi bilen Hasib'in kulu. - Hasib; Allahın isimlerindendir
Abdülhay
Daima diri olan, ebedi hayat sahibi, her şeye gücü yeten Cenab-ı Allah'ın kulu. -(bkz. el-Hay). Allah'ın isimlerinden
Abdülhey
Anlamı hakkında bize yardımcı olabilirsiniz.
Abdulkadir
Herşeye gücü yeten Allahın kulu anlamındadır. ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Abdülkadir
Kudretli ve güçlü olan, Allah`ın kulu.
Abdülkaviy
Sonsuz güç ve kuvvet sahibi Allah'ın kulu. -Kaviy kelimesi Esmau'l-Hüsna'dandır. (bkz. el-Kaviyy)
Abdülkayyum
Bu isim her şeyin bir varlık olarak durabilmesi için neye ihtiyacı varsa onu veren, gökleri, yeri ve her şeyi tutan, baki, kaim Allah'ın kulu. - Kayyum, Allah'ın isimlerindendi. (bkz. el-Kayyum)
Abdülkebir
Kebir'in, büyüklük ve Azamette eşsiz olan Allah'ın kulu. - Kebir; Allah'ın isimlerindendi. (bkz. el-Kebir)
Abdulkerim
Kerem sahibi, cömert, ulu olan Allah ın kulu.
Abdülkerim
Kerem sahibi, cömert olan Allahın kulu
Abdullah
Allah ın kulu. ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Abdüllatif
Latif, güzel, yumuşak, hoş, nazik olan bütün olayların ve eşyanın inceliklerini bilen Allah'ın kulu. - el-Latif; Allah'ın isimlerindendi. (bkz. Latif)
Abdülmacid
Kadru şanı büyük, cömertlik ve keremi bol olan, Allah'ın kulu. - Macid kelimesi, Allah'ın isimlerindendi. (bkz. el-Ma-cid)
Abdülmalik
Sahip olan, her şeyin mülkiyetinin sahibi olan Allah'ın kulu. - Malik; Allah'ın isimlerindendi. "Abd" takısı almadan kullanılmaz
Abdülmecid
Şanı büyük ve yüksek olan, şan ve onur sahibi yüce Allah'ın kulu. - Mecid kelimesi Allah'ın 99 isminden biridir. Sultan Abdülmecid Han: 31. Osmanlı padişahı
AbduL-Melik
Her şey üzerinde tasarruf ve hükmeden tek hükümdar Allah'ın kulu. el-Melik, Allah'ın isimlerindendir
Abdülmennan
– Çok ihsan eden, ihsanı bol olan Allah'ın kulu. - Mennan kelimesi, Allah'ın sıfatlarındandır.
Abdülmesih
Hastalara şifa veren, mesih İsa'nın kulu.-(bkz. Mesih). İsim olarak kullanılmaz
Abdülmetin
Metanetli, sağlam, dayanıklı olan Allah'ın kulu. - (bkz. Metin). Allah'ın isimlerin-dendir
Abdülmucib
Kendisine yönelip yalvaranların isteklerine cevap veren, onların dua ve tevbelerine icabet eden yüce Allah'ın kulu. Mucib, Esmau'l-Hüsna'dandır. - (bkz. el-Mucib)
Abdülmuhsi
Bütün varlıkların sayısını tek tek bilen Allah'ın kulu. - Muhsi, Esmau'l-Hüsna'dandır
Abdülmuhyi
Hayat veren, can ve ruh veren, bütün canlıları ve hayatı diri tutan Allah'ın kulu. - Muhyi, Allah'ın 99 isminden birisidir, (bkz. Muhyi)
Abdülmuid
Yaratılmışları yokettikten sonra tekrar dirilten Allah'ın kulu. - Muid Allah'ın 99 isminden birisidir, (bkz. el-Muid)
Abdülmuiz
Muiz'in, izzet veren, şereflendiren Allah'ın kulu. - (bkz. el-Muiz). Allah'ın isimlerindendir
Abdülmümin
Gönüllerde iman nurunu yerleştiren, kendisine yönelenlere, iman nasib ederek onları hidayetine alan, koruyan yüce Allah'ın kulu. - Mü'min, Allah'ın isimlerindendir
Abdulmuttalip
Peygamberimizin dedesinin lakabıdır. Abdulmuttalip dediğimizde Muttalibin kölesi anlamına da gelir ki, cahiliyede bu anlamda kullanılmıştır. Nitekim Efendimizin dedesinin gerçek ismi de Şeybe’dir. Ancak Şeybe, amcası Muttalib’in yanında büyüdüğü için Mekkeliler tarafından Muttalibin kölesi anlamında Abdulmuttalip denmiştir.
Abdulrezzak
Rızık veren Allahın kulu anlamında
Abdülrezzak
Rızık veren Allahın kulu anlamında
Abdulsamed
Kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Allah´ın kulu. Kimse­ye hiçbir şeye muhtaç olmayan, Al­lah´ın kulu. - Samed, Allah´ın isimle­rindendir. Doğru yazılışı Abdüssamed
Abdülvacid
Yoktan vareden, meydana getiren, dilediğini anında elde eden, zenginlik ve servetine nihayet bulunmayan Vacid'in kulu. Vacid, Allah'ın isimlerindendir. -(bkz. el-Vacid)
Abdülvahid
Tek ve eşsiz olan, zatında sıfatlarında, hükümlerinde, işlerinde asla benzeri olmayan Allah'ın kulu. - Vahid kelimesi Cenab-ı Hakk'ın Kur'an'da zikredilen 99 isminden birisidir, (bkz. el-Vahid)
Abdülvali
Bütün alemleri ve meydana gelen bütün olayları tedbir ve idare eden Allah'ın kulu. - Vali, Esmau'l-Hüsna'dandır. (bkz. el-Vali)
Abdülvaris
Gerçek servet ve zenginliklerin mutlak sahibi. Bütün zenginliklerin son ve asıl sahibi olan yüce Allah'ın kulu. - Varis kelimesi Allah'ın isimlerindendir. (bkz. el-Varis)
Abdülvasi
Vasi'nin kulu.Genişlik sahibi ve müsade edici, darlık, fakirlik ve sıkıntıdan münezzeh olan Allah'ın kulu. - Vasi kelimesi, Allah'ın isimlerindendir. (bkz. el-Vasi)
Abdülvedud
Vedud'un kulu.- Allah'ın isimlerinden. Vedud; iyi amel sahibi kullarını seven, onlara rahmet ve rızasını yönelten, sevilmeye ve sayılmaya, dostluğu kazanılmaya yegane layık olan yüce Allah anlamındadır
Abdülvehhab
Çok çeşitli nimetleri daima bağışlayan Allah'ın kulu. Vehhab, Allah'ın isimle-rindendir. - "Abd" takısı almadan kullanılmaz
Abdülvekil
Kendisine tevekkül edilen, kudretiyle kullarının işlerini halleden, onlara yardımcı olan yüce Allah'ın kulu. - Vekil. Allah'ın isimlerindendir. (bkz. el-Vekil)
Abdülveli
Kendisine iman edenlerin dostu ve yardımcısı. Yarattıklarına mütevelli ve nazar edici olan Allah'ın kulu. - el-Veliyy kelimesi Allah'ın isimlerindendir. (bkz. el-Veli)
Abdünnafi
Yararlı şeyleri ve sebeplerini kudretiyle yaratan Allah'ın kulu. - Nafı kelimesi, Allah'ın isimlerindendir. (bkz. en-Nafı)
Abdünnasır
Yardım eden, Yardımcıların en hayırlısı, mü'minlere nusrct ve zafer veren Allah'ın kulu. - Nasır, Allah'ın sıfatla-rındandır
Abdünnur
Nur sahibi, aydınlık, parlaklık sahibi olan Allah'ın kulu. - Nur, Allah'ın isimlerindendir
Abdürrafi
Rafı'nin kulu. (bkz. er-Rafi). Allah'ın isimlerinde
Abdurrahim
Merhametli, esirgeyen, koruyan, acıyan, ahirette mümin kullarına merhamet eden Allah'ın kulu.- er-Rahim, Allah'ın isimlerindendir
Abdürrahim
Merhametli, esirgeyen, koruyan, acıyan, ahirette mümin kullarına merhamet eden Allah'ın kulu.- er-Rahim, Allah'ın isimlerindendir
Abdurrahman
Rahmet sahibi olan Allah ın kulu. ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Abdurrauf
Rauf olan Allah'ın kulu. (bkz. er-Rauf)
Abdürrauf
Çok merhamet eden, esirgeyen Allah ın kulu. Rauf olan Allah ın kulu.
Abdürreşid
Allah'ın isimlerinden. Reşid'in kulu.- (bkz. er-Reşid)
Abdürreşit
Allah'ın 99 İsminden Bir Tanesi, Doğru Yolu Gösteren Allah'ın Kulu Anlamına Gelmektedir.
Abdürreşit-Abdürreşid
Allah´ın isimlerinden. Reşid´in kulu.Doğru yolu gösteren Allah´nın kulu.
Abdürrezzak
Bütün mahlukların rızkını veren Allah´ın ku­lu. - Rezzak, Allah´ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz. Tüm yaratıklara rızkını veren Allah´ın kulu.
Abdussabur
Sonsuz sabır ve genişlik sahibi Allah'ın kulu. Allah'ın isimlerinden, (bkz. es-Sabur)
Abdüşşahid
Şahid´in kulu. Görünen ve görünmeyen eşya­nın hepsini görücü ve tasarruf edici olan ve her şeyi müşahade altında bu­lunduran Allah´ın kulu. - Şahid, Al­lah´ın isimlerindendir.
Abdüssamed
Kimseye hiçbir şeye muhtaç olmayan, Allah'ın kulu. - Samed, Allah'ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz. Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır
Abdüssamed-Abdüssamet
Kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Allah´ın kulu. Kimse­ye hiçbir şeye muhtaç olmayan, Al­lah´ın kulu. - Samed, Allah´ın isimle­rindendir.
Abdüssamet
Kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Allah´ın kulu. Kimse­ye hiçbir şeye muhtaç olmayan, Al­lah´ın kulu. - Samed, Allah´ın isimle­rindendir.
Abdüşşekür
Emrine uyan, yasaklarından sakınan kullarını seven ve çok ikramda bulunan Al­lah´ın kulu. - Şekür, Allah´ın isimle­rindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.
Abdüsselam
Barış, rahatlık, selamete çıkaran, selam eden, zevalsiz ebedi olan Allah'ın kulu. - es-Selam kelimesi, Allah'ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılamaz
Abdüsselâm
Barışçı olan Tanrı´nın kulu Barış, rahatlık, selamete çıkaran, selam eden, zevalsiz ebedi olan Allah´ın ku­lu. - es-Selam kelimesi, Allah´ın isim­lerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılamaz.
Abdüssemi
Her şeyi işiten, duyan Allah´ın kulu. Her şey­den arınmış olarak bütün sesleri, söz­leri ve kelimeleri işitip ayırdeden yü­ce Allah´ın kulu.
Abdüssettar
Günah­ları örten, gizleyen Allah´ın kulu.
Abdüzzahir
Varlık ve birliği sonsuz sayıda eserler ve delil­lerle belli olan Allah´ın kulu.Ez-Za­hir, Allah´ın isimlerindendir.
Aber
Hz. Nuh´un erkek torunu.
Abgun
1.Anlamı: Mavi renk. Gök. 2.Anlamı: Parlak. 3.Anlamı: Nişasta
Abher
1. Nergis çiçeği. 2.Anlamı: Yasemin. 3.Anlamı: Zerrin kadehi çiçeği. 4.Anlamı: Dolu kab.
Abhiz
1.Anlamı: Büyük dalga. 2.Anlamı: Kaynak. 3.Anlamı: Su yolu
Abid
Allah'a ibadet eden, çok ibadet eden, zahid. Kullar, köleler.
Abid-Abit
İbadet eden, tapan kul. Allah´a ibadet eden, çok ibadet eden, zahid. Kullar, köle­ler.
Abide
Anıt. Önemli ve değerli yapıt
Abidin
İbadet eden, tapan kullar.
Abılay Han
Orta cüz Kazak Hanı. Ülkesini Çinlilere, Hive hanlıklarına karşı ustaca savundu (1711-1781)
Abılayhan
Orta cüz Kazak Hanı. Ülkesini Çinlilere, Hive hanlıklarına karşı ustaca savundu (1711-1781).
Abışka
İlhanlı anlamında
Abışka Noyan
İlhanlı komutan. (XIII-XIV. yy.) bkz. Abuşga
Abit
Allah'a Çok İbadet Eden, İbadeti Huy Haline Getiren Dindar Kimse Anlamına Gelmektedir.
Abitter
İbadet eden kimse
Abuşka
1.Anlamı: Kadının kocası, eş. 2.Anlamı: Yaşlı, sözü dinlenen kimse.Koca, zevc, yaşlı erkek
Abuzer
Altın suyu. Altın suyu gibi parlak ve görkemli. Yahut Ebu Zer (el-Gıfarî) isminin fo­netik değişikliğe uğramış şekli.
Abuzettin
İzzettin´in babası.Din yolun­da çabuk, hızlı giden.
Aca
Amca, ağabey. 2.Anlamı: Güçlü kuvvetli, başladığı işi bitiren. 3.Anlamı: Büyük
Acabay
Aca ve bay sözlerinden oluşan bir ad.
Acabey
Aca ve bey sözlerinden oluşan bir ad.
Acahan
Aca ve han sözlerinden oluşan bir ad.
Acar
Becerikli,atılgan,ele avuca sığmaz.
Acaralp
Yiğit, becerikli, cesur kişi.
Acarbay
Doğan Acarbay, olimpiyatlarda yarışmış Türk atlet, 1948.
Acarbey
Güçlü, cesur, atılgan, becerikli kimse.
Acarer
Güçlü, becerikli, gözü pek kimse.
Acarkan
(Acaralp)
Acarman
Çevik, becerikli, girişken insan.
Acaröz
Özünde yiğit­lik bulunan.Özünde yiğitlik, cesaret, doğruluk, beceriklilik nitelikleri taşıyan kimse.
Acarsoy
Yiğit, soylu.Yiğit, güçlü bir soydan gelen kimse.
Acartürk
Güçlü, korkusuz, yiğit Türk.
Acem
1.Anlamı: Arap olmayan milletlerin hepsi 2.Anlamı: Açık ve doğru Arapça konuşamayan kimse 3.Anlamı: Özel­likle İranlı, İran halkından biri.
Aclan
Hızlı, çabuk, telaşlı. Osman Bey ile çağdaş olan 14. yy. ortalarında yaşamış Karasi Beyi
Acun
Dünya, varlık
Acunal
Dünyayı kap­sayan, dünyayı fetheden.Dünyayı fethet; dünyaya yayıl" anlamında kullanılan bir ad
Acunalp
Dünyaca tanınmış yiğit.
Acuner
Çok ünlü, tanınmış kimse.
Acunman
Dünyaca tanınmış, ünlü
Ad
Çok eskiden Yemen taraflarında bulunan ve Hud peygam­ber tarafından imana getirilemediği için Allah tarafından yok edildiğine inanılan bir kavmin adı. Kur´an-ı Ke-rim´de bu kavim aynı isimle anılmış ve başlarından geçen hadiseler geniş­çe ele alınmıştır.
Ada
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası. ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Adahan
Ada ve han sözlerinden oluşan bir ad.
Adal
Adın yayılsın, ün kazan" manasında.
Adaleddin
Dinin adaleti- Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır
Adamış
Adak yapmış olan kimse.
Adar
1.Anlamı: Erginlik, olgunluk. 2.Anlamı: Süre, zaman. 3.Anlamı: Arkadaş, taraftar, omuzdaş, yandaş. 4.Anlamı: Mart ayı.
Adem
Allah’ın yarattığı ilk insan, Adam. Yokluk, hiçlik, ölüm. ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Adetullah
Allah´ın kanunu, ilahi sünnet.
Adil
Adaletli / Hakça davranan ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Adil Giray
Kırım ve-liahtı. (1548- Kazvin 1579) Devlet Giray'ın oğlu. Osmanlı-İran savaşında Osmanlılara yardımcı oldu. İkinci Şamah savaşını kazanan İranlılarca tutsak edildi ve Kazvin'de öldü
Adilhan
Adil yöneti­ci.Adaletli hükümdar
Adin
Cennet
Adısönmez
Adı sürekli olarak yaşar, adı sürer gider, kuşaktan kuşağa sürer.
Adıvar
Söyleniş olarak benzerlik gösteren anlamında
Adiy
Savaşçı, savaştan geri durmayan, mücahid. Adiy b. Ha­tim et-Tai: 630 yılında müslüman ol­du. Babası gibi cömertti. Kabilesinde İslam´dan dönme eğilimleri görünce engel oldu. Cemel vakasında Hz. Ali­nin yanında yer aldı.
Adnan
Eski Türk isimlerinden / İki gökyüzü, iki cennet anlamında
Adni
1. Adın'a mensup, (bkz. Adnan). 2.Anlamı: Cennete girmeye hak kazanan. Adni Recep Dede. Türk mutasavvıf, şair. (Belgrat 1688).
Afacan
zeki ve yaramaz (çocuk).
Affan
Kendini kötülüklerden uzak tutan
Afgan
Heyecanlı, çabuk öfkelenen. Orta Asya'da yaşayan müslüman bir kavim. Cemalettin Af-gani: Müslüman alimlerden
Afil
1. Uful eden, gurub eden, batan (güneş, yıldız). 2.Anlamı: Görünmez olan, kaybolan
Afşar
1.Anlamı: Oğuz Türklerinin 24 boyundan biri. 2.Anlamı: Çabuk iş gören, çevik, atılgan. 3.Anlamı: Uyumlu, yumuşak başlı. 4.Anlamı: Bir şeyin zıddı, aksi.
Afşin
Zırh, silah. Afşin bey: Selçuklu komutanı. ( XI. yy.). Gümüştigin´le birlikte Anadolu savaş­larına çıktı. Malatya´da Bizans ordula­rını yendi. Marmara kıyılarına kadar ilerledi. Zırh. Silah.
Afuv
Daima affeden, merhametli. Esmaü´l-Hüsna´dandır
Ağa
1. Yaşlanma manasına gelen "ağmak"tan. Büyük, efendi. Büyük kardeş, ağabey. 2.Anlamı: Amir, baş, reis. Eski devlet teşkilatımızda bazı idarecilere verilen unvan. 3.Anlamı: Osmanlı devletinde okuma-yazma bilenlere verilen şeref unvanı. 4.Anlamı: Halkın saygısını kazananlara verilen unvan. 5. Er-kek, eş, koca. 6. Eski büyük konaklarda çalışan hizmetlilerin başı. Eski Türklerde soylu aileye mensup kadınlar da bu unvanı kullanmışlardır.
Agah
Bilgili, Bilen, Haberli, Uyanık
Ağahan
Nizari İsmaili imamlara verilen unvan. Doğu Türk-çesinde ağabey anlamında da kullanılmıştır. Türk kökenli Kaçarların onur unvanıydı. Ağa Han: Nizari İsmailîlerin dini önderi
Ağan
Yerin hava yuvarına girince, sürtünmeden dolayı akkor duruma gelen ve ardından bir ışık çizgisi bırakarak geçen gök cismi, akan yıldız, ağma. 2.Anlamı: Göğe doğru yükselen, yukarı çıkan.
Ağaner
Saf, temiz, duru insan
Ağar
1. Beyaz renkli. 2.Anlamı: Açık tavırlı, samimi. 3.Anlamı: Asil, onurlu, şerefli
Ager
Temiz, doğru kimse
Agra
Çok sevimli, çok yakışıklı.
Ahad
1.Anlamı: Bir, kişi, kimse. 2.Anlamı: Birler, birden dokuza kadar olan sayılar. 3.Anlamı: Ünlü Türk denizcilerinden Ahad bey (Umur bey donanmasın­dan).
Ahavi
1.Anlamı: Kardeşçe, dostça. Kardeş gibi.
Ahbari
Haber veren, ri­vayet eden.
Ahbarî
Haber veren, rivayet eden
Ahdi
Ahd, and icabı ve­ya ahd ve ahda müteallik. Ahdî, Türk tezkire yazan ve Divan şairi
Ahen
Demir, sert, güçlü, parlak, kılıç Anlamı konusunda ayrıntılı bilgi sahibi olan ziyaretçilerimizin bizimle iletişime geçmelerini rica ediyoruz.
Ahfaz
1. Belleği çok kuvvetli. 2.Anlamı: Kur'an'ı en iyi hıfzetmiş kişi. 3.Anlamı: Alçak gönüllü
Ahfeş
Gündüzleri zayıf, geceleri iyi görebilen kimse.1.Anlamı: Küçük gözlü, zayıf bakışlı. 2.Anlamı: Yalnız gece gören kimse. Ahfeş lakabında üç büyük Arap alimi vardır
Ahi
1. Ahi ocağına mensup olan kimse. 2.Anlamı: Cömert, eliaçık. Ahi Benli Hasan. Türk şairi. Yavuz döneminde yaşamış ve Şirinu Perviz mesnevisini yazmıştır.
Ahid
1.Anlamı: Bir şeyin yerine getirilmesini emretmek. 2.Anlamı: Söz ver­mek. Emir, talimat, taahhüt, anlaşma, yükümlülük.
Ahir
Son anlamında. Ahirzaman:Son zaman
Ahkaf
1.Anlamı: Kum fırtınası 2.Anlamı: Kur´an-ı Kerim´in 6. suresi. Araplar bu ismi, Arabistan´ın güneyinde, kim­senin bilmediği ve giremediği çöle vermişlerdir.
Ahlas
1.Anlamı: Saf, halis, karışımsız. 2.Anlamı: İyi yürekli, temiz kimse. 3.Anlamı: Kur´anî ıstılahta, Allah´a halis ola­rak yönelip ihlaslılıkta ileri bir dereceye varmış kul.
Ahmed
En çok övülmüş, sevilmiş, beğenilmiş. Allah' a şükreden.
Ahmer
Kırmızı, kızıl.
Ahmet
Övülmeye değer/ Beğenilmiş / Allah’a şükreden ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Ahnef
1.Anlamı: Ayaklan çarpık ve eğri büğrü olan. Daha çok lakap olarak kullanılır.
Ahnes
Basık ve sivri bu­runlu. Daha çok lakap olarak kullanı­lır.
Ahver
1.Anlamı: Müşteri yüzlü, güzel gözlü adam. 2.Anlamı: Zeki, akıllı.
Ahves
Cesur, kahraman, yiğit.
Akabe
1.Anlamı: Sarp geçit, çı­kılması zor yokuş. 2.Anlamı: Tehlike. Atlatıl­ması zor güçlük, muhtıra
Akabey
Saygıdeğer, varlıklı bey.
Akad
Soyluluk, Onurlu bir kişiliğe sahip olmak
Akagündüz
asıl adı Enis Avni olan bir yazarımızın takma adı, Aka Gündüz
Akalın
: Alnı açık, suçu olmayan, onurlu. Akalın (Besim Ö-mer Paşa). Türk hekim
Akalp
Doğruluğu ve dürüstlüğüyle tanınan kimse.
Akansel
1.Anlamı: Akarsu. 2.Anlamı: Uzun mesafeler geçerek denize dökü­len akarsu.
Akansu
akıp giden su
Akar
1.Anlamı: Akıp geçen. 2.Anlamı: Gelir getiren.
Akarsel
Akıp Giden Sel
Akartürk
Akan, ileriye hareket eden Türk.
Akasoy
Sevilen, sayı­lan soydan gelen.
Akaydın
Temiz ve aydınlık.
Akbaran
Temiz, dürüst güç
Akbatu
Yiğit erkek.
Akbatun
(bkz. Akbatu)
Akbay
Beyaz zengin
Akbayar
Dürüst ve namuslu saygın kimse.
Akbehmen
Peygamber çiçeğinin eşanlamlısı.
Akbey
Dürüst, doğru kimse.
Akbilge
Alim, bilgili, dürüst kimse.
Akboğa
Boğa gibi güçlü ve temiz şahsiyetli. Akboğa Celayir: Moğol emir ve komutanı.Temiz, dürüst ve yiğit kimse.
Akbora
Genellikle arkasından yağmur getiren sert ve şiddetli fırtına gibi olan temiz ve dürüst kimse.
Akbudak
Ak renkli budak
Akbudun
Temiz, ta­nınmış soydan gelen.
Akburak
(bkz. Burak
Akçakaya
Beyaz ve kaya gibi sağlam
Akçakoca
Temiz ve namuslu erkek. - Osman Gazi ve Orhan Gazi'nin silah arkadaşı
Akçalı
Varlıklı, zengin
Akçam
Kuzey Amerika'da yetişen bir çam türü
Akçar
iyi ruhlar
Akcebe
Beyaz zırh sahibi yiğit
Akçora
İyi ruhlar
Akdemir
Demir gibi güçlü ve temiz yürekli. Yiğit
Akdeniz
Kuzeyde Avrupa, doğuda Asya, güneyde Afrika ile kuşatılan deniz.
Akdes
En kutsal
Akdil
iyi, doğru, güzel konuşan kişi.
Akdoğan
Yırtıcı bir kuş
Akdora
Doruğu bulutlu dağ.
Akdoru
Doruğu bulutlu dağ
Akel
Dürüst, Güvenilir, Emin, Doğru; Dürüst İş Yapan.
Akela
Yaşlı Kurt
Aker
Dürüst, güvenilir erkek.
Akergin
Olgunlaşmış, yetişmiş dürüst kimse.
Akerman
Dürüst, soylu, temiz kişi
Akgiray
(bkz. Akergin
Akgündüz
Mutlu, sevinçli gün.
Akhan
Dürüst hakan
Akif
Dünya işlerinden uzaklaşıp, ibadet için Allah’a yönelen.
Akil
Akıllı , Rüştünü kanıtlama konumuna gelmiş , yaptıklarının farkında olan
Akıman
Cömert, eli açık kimse.
Akın
Hızlı bir biçimde düşmana yapılan saldırı / Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul gibi amaçlarla toplu olarak yapılan baskın / Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması.
Akınalp
Akın yapan yiğit. Yiğit
Akıncı
-Osmanlılarda ileri karakol. Ani vurkaçlarla düşmanlarının moralini bozan uç süvarileri. Hafif süvari
Akıner
(bkz. Akınalp
Akıntan
Tan yeri ağarırken yapılan akı
Akman
1.Anlamı: Temiz, beyaz, güzel insan. 2.Anlamı: Yaşlı kimse.
Akmaner
(bkz. Akman)
Aköz
özü sözü doğru kişi, temiz kişilikli.
Aksal
Akla, beyazla ilgili.
Aksan
İyi ve Temiz Tanınmış Kimse, İyi Namlı, Ünü Temiz Olan
Aksay
Ak renkte yassı taş. Boz renkli kayalık yer anlamına gelir.
Akşemseddin
Dinin güneşi.- Türk din bilgini ve hekim. (Şam 1389-Göynük 1459). Fatih'in hocasıdır. İstanbul'un fethinde bulundu. Ünlü sahabi komutan Eba Eyyub el-Ensari'nin mezarını bulduğu söylenir. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır
Aksın
Temiz, doğru, dürüstsün
Akşit
Kutlu uğurlu. 2.Anlamı: Ak. 3.Anlamı: Güneş, nur, aydınlık. Akşit Muhammed b. Tugac: İhşidiler devletinin kurucusu
Aksoy
Soyu temiz
Aksun
Kımılda ve sun anlamında kullanılan bir ad.
Aksuner
(bkz. Aksungur)
Aksungur
Doğan cin­sinden bir nevi av kuşu. Aksungur b. Abdullah. Melikşah zamanında Halep'in hakimliğini, yöneticiliğini yapan Türk Emiri.
Aksüyek
Eski Türklerde soylu anlamında kullanılırdı
Aktaç
Beyaz taç
Aktan
Parlak, aydınlık sabah.
Aktar
Parlak, aydınlık sabah
Aktaş
Mermer.
Aktay
Beyaz tay. Türkler'de çok kullanılan bir isimdi.
Aktekin
Parlak, görkemli, temiz huylu yiğit
Aktemür
Akdemir
Aktimur
Beyaz tenli güçlü erkek, Ak demir
Aktolga
(bkz. Tolga)
Aktuğ
Beyaz tuğ.
Aktürk
Soylu, temiz, doğru ve dürüst Türk.
Akyiğit
Dürüstlüğü ve temizliğiyle tanınmış yiğit.
Akyol
Dürüst, doğru ve iyi yol
Ala
1.Anlamı: Karışık renkli, çok renkli, alaca. 2.Anlamı: Elâ. 3.Anlamı: hlk. Kekliğin boynundaki siyah halka. 4.Anlamı: Benekli. 5. Tam olgunlaşmamış.
Alaaddin
Dini yükseltmek, yüceltmek için çalışan.
Alaatin
-Dini yüceltmek için din uğruna çalışan kimse. Alaaddin Keykubad (1192-1237) Anadolu Selçuklu Sultanı. - Türk dil kuralları açısından "d/t" olarak kullanılır
Alaattin
Din uğruna çalışan kimse
Alacan
(bkz. Akan)
Alaeddin
-Dini yüceltmek için din uğruna çalışan kimse. Alaeddin Keykubad (1192-1237) Anadolu Selçuklu Sultanı. - Türk dil kuralları açısından "d/t" olarak kullanılır
Alanalp
Ülke alan, fetheden, fatih
Alanay
(bkz. Alanalp)
Alaner
(bkz. Alanalp)
Alatan
Güneş doğmadan önce ufukta beliren karışık renkler
Alatay
Derisinde benekler olan tay
Alcan
Can alıcı güzel. Can alan, cesur, yürekli.
Aldebaran
Bir takım yıldızı arapçada takipçi anlamına geliyor.
Aldemir
Ateşte kıpkırmızı hale getirilen demir Al-Demir
Aldoğan
Al renkli doğan kuşu
Alemdar
1.Anlamı: Bayrak veya sancak tutan, taşıyan, bayraktar, sancaktar. 2.Anlamı: İşe önderlik eden. Alemdar Mustafa Paşa: Osmanlı veziri.
Alen
Saygınlık, başarı. Anlamının eksik yada yanlış olduğunu düşünüyorsanız yorum yada iletişim şeklinde bizimle irtibat kurabilirsiniz.
Aler
Kızıl Asker anlamında
Alevi
Hz. Ali soyundan, Hz. Ali'ye hususi ilgi gösteren, ona taraftar olan. Şii mezhebinin kollarından biri
Algan
Alan, fetheden, fatih
Algın
1.Anlamı: Güçlü, iyi, güzel, sıcakkanlı, sevimli. 2.Anlamı: Sevdalı, aşık, vurgun. 3.Anlamı: Hızlı akan su. 4.Anlamı: Renksiz, cılız, zayıf.
Alguhan
Çağatay hanlığı hükümdarı. (1266). Orta Asyayı ele geçirip Harezmden Afganistan'a kadar sınırlarını genişletti. Cengiz'in yasalarını şiddetle uyguladı
Ali
Yüce, yüksek, şanlı, onurlu kimse. ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Ali Han
Yüce han
Alican
Ali ve Can isimlerine ayrı ayrı bakınız.
Alicengiz
Akla gelmez, şeytanca, beklenmedik ve umulmadık tarzda anlamlan ile "Alicengiz oyunu" deyiminde geçer
Aligüher
Yaratılışı ve mayası yüce ve değerli olan
Alihan
Yüce, ulu hükümdar.
Alikadr
1. Yüksek kıymette olan, çok kıymetli, çok takdir edilen, çok saygıdeğer. 2.Anlamı: Meşhur bir çeşit lale.
Alim
Bilim adamı, bilgin ilim bilen, ilimle uğraşan kimse
Alınak
Doğru, güvenilir
Alişah
Hükümdarların en yücesi. Alişah Taceddin. (?-1324). İlhanlı veziri
Alişan
Şan ve şerefi yüksek olan,çok değerli. Herkes tarafından tanınan, ünlü.
Alışan
Şan ve şerefi yüce ve yüksek olan çok değerli
Aliyar
1.Anlamı: Yar, dost, sevgili. 2.Anlamı: Alinin dostu, sevgili adı. 3.Anlamı: Yüce dost Birleşik isim
Alkan
Kırmızı kan.
Alkım
Gökkuşağı. Alkım (Uluğ Bahadır) Türk Arkeolog
Alkın
1.Anlamı: Sevdalı, âşık, vurgun. 2.Anlamı: Fakir, zayıf.
Alkur
Hep, bütün, herkes
Allahverdi
İran'da yaşayan bir Türkmen kabilesinin adı
Alp
Yiğit, soylu, kahraman. Türkçe adlarda bazen başa ya da sona da konulan ek.
Alpağan
Cesur, yiğit, kahraman.
Alpagu
1. Tek başına düşmana saldıran yiğit. 2.Anlamı: Eski Türklerde bir rütbe adı. 3.Anlamı: Eski Türklerde bir kurt adı.
Alpak
Dürüst, kahraman, yiğit
Alparslan
Korkusuz, yiğit, Soylu, aslan gibi anlamında.
Alpartun
Kendine güveni olan yiğit.
Alpartur
Kendine güveni olan yiğit
Alpaslan
Korkusuz, yiğit, Soylu, aslan gibi anlamında
Alpay
Cesur, yiğit kimse
Alpaydın
(bkz. Alpay)
Alpbike
genç, delikanlı, (bkz. Alp)
Alpçetin
(bkz. Alpay)
Alpde.Mir
(bkz. Alpay)
Alpdemir
Güçlü ve yiğit erkek
Alpdoğan
Doğuştan yiğit olan
Alper
Alp + Er Cesur erkek Soylu erkek anlamında ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Alperay
Alp: Cesur erkek ve Eray: ilk ay isimlerinin birleşiminden oluşmuştur.
Alperen
Yiğit, cesur, yürekli kimse,bahadır. ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Alpergin
Yiğit,cesur,yürekli,olgun kimse
Alpertunga
Yiğit, cesur, yürekli kimse. Türk destan kahramanı.
Alpgiray
Yiğit, cesur, yürekli hükümdar.
Alphan
Yiğit hüküm­dar.
Alpkan
Yiğit soydan gelen
Alpkın
Keskin kılıç
Alpman
Yiğit, cesur, kahraman.
Alpsoy
(bkz. Alpkan). Yiğit ve cesur soya mensub
Alptekin
Yiğit, cesur, yürekli hükümdar
Alptuğ
Yiğit cengaver, sevilen komutan, hükümdar, tuğluk.
Alptuğrul
Yiğit alıcı kuş, yiğit doğan
Altan
1.Anlamı: Sabahın güneş doğarkenki zamanı. 2.Anlamı: Hakanlara verilen unvan, sultan, padişah.
Altar
Tapınaklarda, üzerinde kurban kesilen, günlük yakılan, dinî tören yapılan taş masa
Altar(Sunak)
Tapınaklarda, üzerinde kurban kesilen, günlük yakılan, dinî tören yapılan taş masa
Altay
Yüksek orman anlamında. Orta Asya’da bir sıradağ
Altıner
Altın gibi değerli kimse.
Altıntuğ
Tuğ : Padişahların ve vezirlerin başlarına taktıkları başlıkların ön tarafında bulunan tüy veya püskül biçimindeki süs.
Altuğ
Değerli kırmızı taşlarla süslü. Kırmızı Tuğ, Kızıl Sorguç. (Tuğ Gibi) Baş Üstünde Yeri Olan, Değerli
Altuna
Tuna ırmağının gün batarken aldığı durum için osmanlıların verdiği ad.
Altunay
Ay'ın san renkli hal
Altunç
1.Anlamı: Bakır alaşımı. 2.Anlamı: Kırmızı bakır. 3.Anlamı: Kırmızı, al gözlü.
Altuner
Değerli kim­se.
Altunhan
Zengin hakan. Türklerin, Çin'de hüküm süren Türk-Moğol hükümdarlarına verdikleri ad
Alvi
1.Anlamı: Soylu arkadaş 2.Anlamı: Elf şarap
Alvin
1.Anlamı: Soylu arkadaş 2.Anlamı: Elf şarap
Alya
(Arapça.) Er. 1.Anlamı: Yüksek yer, yük­seklik. 2.Anlamı: Gök, sema.
Amanullah
Allah'ın bağışlaması. Allah'ın koruması
Amid
1. Çok hasta. 2.Anlamı: Aşk hastası. 3.Anlamı: Başlıca nokta. 4.Anlamı: Önder, şef, komutan. 5. Diyarbakır'ın eski adı. Ortaçağ'da İslam Türk devletlerinde kullanılan bazı unvanlar ve memuriyet isimleri.
Amil
1. Fail, yapan, işleyen. 2.Anlamı: İslam devletlerinde zekat, vergi tahsildarı veya valiler ve devlet memurlan.
Amir
1. Mamur eden, şenlendiren. 2.Anlamı: İmar olunmuş. 3.Anlamı: Devlete ait. 4.Anlamı: Kendisine bağlı görevliler bulunan. Amir b. Abdullah b. Mes'ud: Tabiindcndir. İslam fıkıh bilgini.
Ammar
İnşa eden
Amr
Uzun yaşamak, uzun ömürlü olmak. Amr b. Madikerib: 631'de Medine'ye gitti ve müslüman oldu. Çok yaşlıyken bile iyi savaştı
Amuz
Bilen, öğrenmiş, öğreten
Andak
Hemen, o anda. - Erkek ve kız adı olarak kullanılır
Angın
1. Tanınmış, ünlü, namlı. 2.Anlamı: Bayındır.
Anı
Yaşanmış olaylardan belleğin sakladığı.
Anif
1. Sert, şiddetli. 2.Anlamı: Haşin. 3.Anlamı: Geçmişte, pek yakında, burnun ucu denecek kadar yakından geçen. 4.Anlamı: Biraz önce, belirtilen, bahsedilen.
Anil
Ölçülü davranan, hoşa giden kimse.
Anıl
Ölçülü davranan, hoşa giden kimse.
Anılcan
Çöllerde yaşayan bir kılıç ustası olan iyi bir savaşçı ve kahraman kişi
Ant
1.Anlamı: Allah’ı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin. 2.Anlamı: Kendi kendine söz.
Apa
1.Anlamı: Büyük. 2.Anlamı: San, unvan.
Apaydın
Çok aydınlık, çok ışıklı
Arabul
arabuluculuk yap, iki yanın arasını bul, ara ve bul.
Araf
1.Anlamı: Cennet ile cehennem arasındaki yer. 2.Anlamı: Sert, tepe. 3.Anlamı: Adetler, usuller.
Arafat
1.Anlamı: Tanışma, buluşma yeri. 2.Anlamı: Hacıların Kurban Bayramı'nın arife günü toplandıkları Mekke'nin doğusundaki tepe.
Aral
1.Anlamı: Ada. 2.Anlamı: Birbirine yakın adaların oluşturduğu topluluk, takımada. 3.Anlamı: Sıradağlar. 4.Anlamı: Irmaklar.
Aramdil
1. gönül rahatı. 2.Anlamı: Sevilen güzel. 3.Anlamı: Yer mekan.
Aras
Sahip çıkılan buluntu, Doğu anadoluda bir ırmağın adı. ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Arat
Uğurlu, kutlu, saygıdeğer kimse.
Araz
İşaret, alamet.
Arcan
Özü saf, temiz kimse
Arcenk
Namus uğruna kahramanca mücadele eden. Kaynak: http://tr.wiktionary.org/wiki/arcenk.
Arda
1.Anlamı: Hükümdar veya kumandan asası. 2.Anlamı: İşaret olarak yere dikilen çubuk. 3.Anlamı: Meriç ırmağının Edirne yöresindeki önemli bir kolu. 4.Anlamı: Uygur yazılarında geçen çok eski bir Türk adı. 5. Sonra gelen. ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Ardalı
(bkz. Arsal)
Ardan
(bkz. Arsal)
Ardıl
Birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, arda, halef. mantık: Bir çıkarımda varılan sonuç.
Aref
1.Anlamı: pek maruf, çok bilinen.
Arel
Temiz, dürüst kimse
Ares
Utangaç, çekingen anlamında
Argu
1. İki dağ arası, uçurum. 2.Anlamı: Orta Asya'da Issık gölü çevresinde Çu ve Talaş havzalarında yaşamış Kırgızların en büyük boyu. Argu Türkleri.
Argun
1. Zayıf, güçsüz, düşkün, dermansız, zebun. 2.Anlamı: Yanyana iki kamış düdüğünden veya kartal kemiğinden yapılmış kaval. - Argun: İlhanlı hükümdarı. Abaka Han'ın oğlu.
Argün
Yumuşak, uysal kimse.
Argun Şah
Er - (bkz. Argun). Argunşah. (Nizameddin) Anadolu Selçuklu Sultanı Kılıç Aslan II'nın oğlu. Babası ülkeyi oğullan arasında pay edince, hissesine Amasya düşmüştü.
Arhan
Üstün nitelikli, gururlu bakan
Arıç
Barış, asayiş
Arıcan
Temiz, doğru kimse
Arıer
Çalışkan kimse
Arif
Bilgi sahibi. Bilen, bilgili, irfan sahibi ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Arıhan
Üstün nitelikli, gururlu bakan
Arıkal
Temiz, doğru, dürüst kal
Arıkan
Temiz soy
Arıkhan
(bkz. Arhan
Arın
1. Temiz, arı, saf. 2.Anlamı: Alın. 3.Anlamı: Yüz, cephe. Dağların, tepelerin yüzü.
Arınç
1.Anlamı: temiz, saf, arı. 2.Anlamı: barış.
Arısal
An gibi çalışkan kimse
Arısan
Temiz, doğru tanınmış kimse
Arısoy
(bkz. Arısan)
Arıtan
Temizleyen, arı duruma getiren
Arjin
Yaşam ateşi, yiğit
Arkan
Temiz.temiz kanlı,arı kanlı
Arkın
Yavaş, ağır, sa­kin, gelecek yıl.
Arkut
Temiz, uğurlu, kutlu.
Arman
1. Hasret, özleme. 2.Anlamı: Zahmet, sıkıntı. 3.Anlamı: Teessüf. 4.Anlamı: Pişmanlık.
Arraf
l Falcı, kahin. Müneccim. 2.Anlamı: Hekim. 3.Anlamı: Göçebe Arap aşiretlerinin örfe vakıf umumi bilgileri.
Arsal
Temiz huylu, namuslu
Arsan
isminin anlamı bulunamadı
Arsebük
1. Temiz ruhlu ve çabuk. 2.Anlamı: Toy. 3.Anlamı: Namus konusunda titiz
Arsen
kurtuluş, özgürlük
Arslan
1. Kuvvet ve saldırganlığıyla tanınan hayvan, esed, şir. 2.Anlamı: Cesur adam, bahadır. 3.Anlamı: Bir çeşit çiçek. Arslan Argun: Alpaslan'ın oğlu (1097).
Arslangiray
Cesur, korkusuz han. Arslan Giray: Kırım hanı (1702-1767).
Arslanşah
Arslan gibi cesur ve yiğit şah, kral. Cesur komutan. Arslan Şah: Kirman Selçuklu hükümdarı (l 145).
Artaç
Ar+ Taç Utanma duygusunu baş tacı eden
Artan
1. Yarar, fayda. 2.Anlamı: Üstünlük, meziyet, nitelik.
Artimur
(bkz. Aktemur)
Artuç
Ucu sivri demirle donanmış mızrak
Artuk
bk. Artık
Artun
Gururlu, kendine güveni olan, vakur.
Artunç
Tunç gibi sağlam erkek.
Arzık
Dindar, sofu
As
1. Mersin ağacı. 2.Anlamı: (Fars.) Değirmen.
Asaf
1.Anlamı: Süleyman Peygamberin (A.S.) veziri. 2.Anlamı: Vezir.
Asal
Başlıca, esaslı, temel
Asalettin
Asil soylu, asalet
Aşar
Aşıp gider, öte yana geçer
Asfa
Çok saf, en temiz, halis
Asgar
En küçük, daha küçük
Ashab
1. Sahib'in çoğulu. 2.Anlamı: Hz. Muhammcd (s.a.s)'i görüp ona tabi olan kişiler. İnsanlık aleminin en seçkin simaları ve örnek neslidirler. Haklarında varid olan naslarla korunmuşlar, Allah'ın yardımını müşahade etmişler ve büyük peygamberin öğretilerini harfiyyen yaşamışlardır. Ashab-ı Kiram: Yüce sahabeler.
Asıf
Pek sert, pek şiddetli, şiddetle esen
Aşık
1. Bir başkasını aşkla seven. 2.Anlamı: Dalgın, unutkan. 3.Anlamı: Tasavvufta Allah'a muhabbet duyan kişi. Aşık Çelebi (1520-1572) Osmanlı şair ve yazarlardan.
Asil
1.Anlamı: Sağlam. 2.Anlamı: İyice kökleşmiş, yüksek duygularla hareket eden. 3.Anlamı: Kendi kendine hareket eden. 4.Anlamı: Soyu, sopu belli.
Asım
Temiz, namuslu, sağlam karakterli
Aşir
1. Ondabir, onuncu. 2.Anlamı: Samimi dost ve arkadaş. 3.Anlamı: Koca. 4.Anlamı: Aşar toplayan. 5. Kur'an-ı Kerim'den 10 ayetlik bir bölümü okuma. Aşir Efendi (Mustafa). Osmanlı Şeyhülislamı (1728-1804).'Bursa, Mekke ve İstanbul kadılıklarında bulundu. 1758-1800'de Şeyhülislamlık görevini ifa etli.
Asker
1. Ordu, ordu örgülüyle ilgili. Vazife yapan. 2.Anlamı: Ülke savunmasında istihdam edilmek üzere eğitilip donatılan kimse. 3.Anlamı: Rütbesiz asker, er.
Askerî
Orduya mensup. Orduyla alakalı. Askeri (Ebu Ahmed el-Hasan b. Abdullah el): Zamanının ünlü alimlerdendir (903-993). Ebu Davud esSicistani'nin talebesiydi
Aşkıner
1.Anlamı: geçkin, aşmış olan. 2.Anlamı: ölçüyü kaçıran, coşkun. 3.Anlamı: fazla. 4.Anlamı: sonra. 5. benzerlerinden daha üstün.
Aslan
Türklerin, güçlü insan tanımlarında genellikle seçtikleri ormanlar kralı
Asri
Zamana uygun, çağdaş
Asrın
Bu asıra ait, bu devire uygun
Asutay
Hırçın tay.
Ata
Baba, ced, Ecdat, Büyükbaba, Bilge
Atabek
1. Selçuklu devletinde şehzadelerin terbiyesiyle vazifeli şahıs. 2.Anlamı: Lala. Devlet idaresinde yetki taşıyan naip.
Ataberk
Selçuklu devletinde şehzadelerin terbiyesiyle vazifeli şahıs. Lala.Selçuklularda Genç Şehzadelerin Yerine Yöneticilik Yapan Kimse, Şehzadelerin Eğitimiyle Görevli Kişi.
Atabey
Selçuklularda şehzadeleri eğitmekle görevli kişilere verilen ünvan
Ataç
Atalardan gelen, atalarla ilgili olan
Atacan
Sevgili baba' anlamında kullanılan bir ad.
Ataergin
(bkz. Ata)
Atahan
Han soyundan gelen, soylu yiğit
Atakan
Atasının kanını taşıyan, atasının kanından gelen gücü barındıran ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Ataker
1.Anlamı: Dışa dönük, canlı, girişken kimse. 2.Anlamı: Eli açık, cömert kimse. 3.Anlamı: Atıcı, nişancı kimse.
Atalay
Ünlü, namlı, şöhretli.
Ataman
(bkz. "Ata"). 1.Anlamı: Ata kişi, başkan, önder. 2.Anlamı: Don kazaklarının önderlerine verilen ad
Atamer
benim atam er kişidir, yiğit atam.
Ataner
(bkz. Ata)
Atanur
Atasından aldığı nuru taşıyan
Ataol
“Yüce bir insan ol” anlamında kullanılan bir ad.
Atasagun
Eski Türklerde hekimlere verilen isim
Atasan
(bkz. Ata)
Atasev
Atasını seven
Ataseven
(bkz. Ata)
Atasever
bk. Ataseven
Atasoy
Ataları Gibi Soylu Olan, Atalarının Kanını Taşıyan
Atatuğ
Atalarının tuğunu takmış olan kimse.
Atatürk
1.Anlamı: Türklerin atası. 2.Anlamı: Büyük kurtarıcı Gazi Mustafa Kemal Paşa´ya 1934 yılında yasayla verilmiş soyadı.
Ataullah
Birleşik isim. - Allah'ın bağışladığı, hediye ettiği, ihsanı, lütfü. Ataullah Efendi. (Arapzade). Osmanlı Şeyhülislamı (1719-1785) Şam, Mekke, İstanbul kadılıklarında bulundu
Atay
1.Anlamı: Bilinen, tanınmış kimse. 2.Anlamı: Herkesçe bilinen, ünlü.
Ateş
Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması
Atıf
Eğilimli, birine şefkatle eğilen, sevgi duyan / Bir şeye yönlendirilen
Atik
1.Anlamı: Eski. 2.Anlamı: Özgür, hür. 3.Anlamı: Asil, soylu.
Atıl
Girişken ol, ilerlemek için çaba göster
Atılay
1. Ünlü, namlı, şöhretli. 2.Anlamı: Atilla'dan sonra tahta geçen ünlü hükümdar.
Atılgan
Atak, Girişken, Acar, Hevesli
Atilla
1.Anlamı: Büyük, ünlü. 2.Anlamı: Babacık. 3.Anlamı: Savaşçı, fatih. 4.Anlamı: Hun Türklerinin büyük imparatoru (400-453).
Atınç
Atılgan / Atak
Atkın
Atılmış. Kumaş dokumada kullanılan tabir
Atlan
Ata bin
Atlas
1.Anlamı: Üstü ipek, altı pamuk kumaş, diba. 2.Anlamı: Düz, havasız, tüysüz. 3.Anlamı: Büyük harita. 4.Anlamı: Atlas okyanusu. 5. Kuzey Afrika'da Fas, Cezayir'i geçerek Tunus Körfezi'ne kadar uzanan sıradağlara verilen ad.
Atlıhan
Ata binmiş süvari. - Birleşik isim. Atlıhan: Alınca Hanın oğlu. Tatar'ın kutsal göbek soyundan sekizinci kuşak
Attab
Yumuşak huylu. Sertlik yanlısı olmayan. Uyumlu. Attab b. Esid. Sahabeden. Mekke valiliği yapmıştır. Rasulullah tarafından atanmıştır
Attar
1. Güzel kokulu bitki özleri, yağlan vb. satan, güzel koku ticareti yapan kimse. 2.Anlamı: İlaç maddeleri vb. şeyler satan adam. 3.Anlamı: Mahalle aralarında bazı baharatlar ile iğne, iplik vb. satan dükkan sahibi. Attar: Meşhur İranlı şair.
Attila
Hunların "Tanrının Kırbacı" denilen büyük hükümdarı
Attila/Atilla
Hunların Tanrının Kırbacı denilen büyük hükümdarı
Atuf
Birine sevgisi olan, sevgi duyan. Allah'a karşı sevgi duyan
Avcı
l. Avlanan, av sporu yapan kişi. 2.Anlamı: Bir şeyi elde etmeye uğraşan. 3.Anlamı: Osmanlı sarayında şikariler diye adlandınlan askeri grup.
Avfi
Arap düşünür (Basra- ? ) İhvanu's-Safa denilen İslam felsefe akımının kurucularından biri.
Avni
Yardım etmek, yardımda bulunmak, yardımla ilgili
Avnullah
Allah'ın yardımı. - Birleşik isim.
Avvad
Ud çalan, udçu. Avvad (Tevfik Yusuf): Lübnanlı yazar, gazeteci. Diplomat
Ay
1. Yılın on iki bölümünden biri. 2.Anlamı: Dört hafta, 29-30, 31 günden oluşan zaman dilimi. 3.Anlamı: Kutsal kitapta adı geçen kent. Kudüs'ün kuzeyi. 4.Anlamı: Dünyanın uydusu. Ay: Mısır kralı. Amarnada memurdu. Genç kral Tutank Hamon'un danışmanı oldu. Daha sonra o ölünce dul karısıyla evlenip tahta çıktı (İ.Ö. 1320).
Ayaba
Muhammed Tapar'ın oğlu. Büyük Selçuklu Sultanı Sancar'ı Oğuzların elinden tutsaklıktan kurtarıp tahtına oturttu. Selçukluları istila etmek isteyen Harizm Şahlan uzun süre engelledi
Ayalp
Ay kadar parlak ve güzel, yiğit.
Ayana
Saygı.
Ayanoğlu
Ayan: Açık, belirli. Ayan'ın oğlu
Ayas
1.Anlamı: Dolunay, mehtap. 2.Anlamı: İskenderun Körfczi'nin batı kıyısında Ceyhan nehrinin ağzının vücuda getirdiği Yumurtalık limanı veya Ayaş koyunun kuzeydoğu kenarında, Adana ilinin Yumurtalık ilçesinin idare merkezidir. Ayaş Paşa: Osmanlı sadrazamlarından birinin adı.
Ayaydın
Ay ışığı, aydınlığı
Ayaz
1.Anlamı: Duru ve sakin havada çıkan kuru soğuk. 2.Anlamı: Açık ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Aybala
Ay gibi çocuk, Ay gibi parlak ve güzel çocuk.
Aybar
1. Gösterişli, heybetli, görkemli. 2.Anlamı: Korku veren.
Aybars
Ay ve Pars kelimelerinden, Ay gibi güzel, pars gibi yırtıcı
Aybeg
-Ay gibi temiz ve aydın yönetici, ileri gelen, bey. Abeg Kutbeddin (Öl. 1210): Delhi Memlükler Devleti'nin kurucusu. İslam'ın Ortaasya'da yayılmasında büyük başarılar gösteren, Gazne sultanı Muiziddin'le birlikte savaşıp onun ölümüyle Delhi sultanlığına gelen ünlü komutan
Aybek
Put, sanem
Ayberk
1.Anlamı: Sağlam ay, sağlam kişilik. 2.Anlamı: Şimşek, ay’ın şim­şek gibi parlaklığı. 3.Anlamı: Yaprak, ay yap­rağı.
Ayçetin
Zor, güç ay
Aydemir
Marangozla­rın kullandığı kavisli bir keser çeşidi.
Ayderusi
Güney Arabistan'ın eski ve tanınmış bir derviş ailesinden olup (1722-1778) yılları arasında yaşamış, Hindistan, Mısır, Taif, Suriye ve İstanbul'a ziyaretler yapmıştır
Aydın
1.Anlamı: Aylı gece, mukmin. 2.Anlamı: Aydınlık, ışıklı, parlak, ruşen, ziyadar, münevver. 3.Anlamı: Açık, belli, ortada, vazıh, aşikar, bahir. 4.Anlamı: Kutlu, uğurlu, mübarek, mesut. 5. Okumuş, kültürlü ileri fikirli, münevver. Kılıçarslanın hanımının ismidir.
Aydınalp
Münevver, bilgili, yiğit, kahraman kişi. Konya Selçuklulan’ndan ünlü bir komutan.
Aydinç
Cesur, aydın
Aydıner
Bilgili Erkek
Aydıntan
Şafak vakti
Aydıntuğ
(bkz. Aydın)
Aydolun
Dolunay, mehtap
Ayetullah
1. Allah'ın ayetleri. 2.Anlamı: Özellikle Şii mollalarının kullandığı isimlerdendir. Allah'ın göndrermiş olduğu yasalar ve emirler. 3.Anlamı: Mucizeler, hikmetler. 4.Anlamı: İz, nişan.
Aygün
Ay gibi parlak ve ışıklı güzel gün
Aygut
Karşılık, mükafat
Aygutalp
(bkz. Aygut). Aygutalp: (XIV. yy.) Türk komutan. Osman Gazi'nin silah arkadaşı. İlk Türk denizcisi İmralı fatihi Kara Ali'nin babası. Yıldırım Bayezid'le birlikte Timur'a esir düşen Timurtaş Paşa'nın dedesi
Ayhan
Ay gibi güzel yüzlü hakan Ay +Han
Aykaç
1.Anlamı: Söyleyen, konuşan. 2.Anlamı: Akıl veren. 3.Anlamı: Ozan, şair.
Aykan
Soylu, asil, temiz kişi.
Aykın
Çok konuşan.
Aykul
Güzel insan
Aykut
Kutlu ay, armağan, ödül
Aykutalp
Mükafat veren kahraman, iyi karşılık veren bahadır
Ayman
Ay gibi güzel, ışıklı kimse
Aymete
(bkz. Mete)
Aymutlu
(bkz Mutlu)
Ayni
1. Ayn'a ait. 2.Anlamı: Pınar, kaynak, göz. 3.Anlamı: Karşılığı mal olarak ödenmiş. el-Ayni, (1360-1451) yıllan arasında yaşamış İslâm âlimi.
Aynüddevle
1. Devletin gözü. 2.Anlamı: Devletin kaynağı. Aynüddevle (Öl. 1152). Danişmendli hükümdar. Melikşah'ın oğlu
Aypolat
Ay gibi parlak ve demir gibi sağlam kimse
Aysungur
(bkz. Sungur)
Aytaç
Başında ay gibi ışıklı taç bulunan Ay + Taç
Aytar
Haberci, haber veren.
Aytek
Ay gibi (Eski Türkçede tek/teg olarak kullanılmıştır)
Aytekin
Tek ay, uğur getiren ay
Aytemur
Marangozla­rın kullandığı kavisli bir keser çeşidi.. bk. Aydemir
Aytigin
(bkz. Tigin)
Aytolun
1. Dolunay. 2.Anlamı: Ay'ın ondördü gibi güzel.
Aytug
Ay gibi tuğ.Tuğ ise Padişahların ve vezirlerin başlarına taktıkları başlıkların ön tarafında bulunan tüy veya püskül biçimindeki süs anlamına gelir
Aytuğ
1.Anlamı: Mızrağın ucuna yapılmış ayın üstüne yapılan tüy. 2.Anlamı: Tuğ, tüy, fars gibi.
Aytun
Ay ve gece
Aytün
Ay ve gece
Aytuna
Gökteki ay ile tuna ırmağın'dan oluşmuş bir ad
Aytürk
Ay ve Türk
Ayvaz
(Arapça.) Er. 1.Anlamı: Arapça ivaz ke­limesinin bozulmuş şekli. 2.Anlamı: Eskiden kibar konaklarda yemek servisi yapan ve sokak işlerinde kullanılan Vanlı Ermenilere verilen ad. Ermeni uşak. 3.Anlamı: Karagöz perdesinin belli başlı tip­lerinden biri. 4.Anlamı: Köroğlu destanında bi
Azad
l. Hür, serbest. 2.Anlamı: Kimseye bağımlı olmayan. 3.Anlamı: Kurtulmuş. 4.Anlamı: Müberra. 5. Zarif, nazik. -Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.
Azam
En büyük, daha büyük, ulu. İmam-ı Azam Ebu Hanife: Hanefi mezhebinin kurucusu. Büyük alim ve müctehid
Azameddin
Dinin ululuğu, emaneti. - Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır
Azamet
Büyüklük, ululuk
Azat
l. Hür, serbest. 2.Anlamı: Kimseye bağımlı olmayan. 3.Anlamı: Kurtulmuş. 4.Anlamı: Müberra. 5. Zarif, nazik. -Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.
Azem
dost, arkadaş, yaren olan
Azer
1.Anlamı: Ateş.2.Anlamı: Hz. İbrahim’in babasının adı.
Azim
1.Anlamı: Büyük, ulu, cesim, iri, muhteşem. 2.Anlamı: Kuvvetli, şiddetli, derecesi yüksek. 3.Anlamı: Ehemmiyetli, mühim, müthiş.
Aziz
Onur sahibi yüce, Saygıdeğer, Manevi gücü çok üstün ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Azizi
Aziz'e ait. - XVI. yy.'da yaşamış Türk şairi. "Yedikuleli Azizi' lakabıyla tanınır. Asıl adı Mustafa'dır
Azmi
1.Anlamı: Kasıt, niyetlilik karar. 2.Anlamı: Kemikli. 3.Anlamı: Güçlü, kuvvetli. Azmi Pir Mehmet (-1583): Şehzade Mehmed'in ve III. Mehmed'in hocalığını yapmıştır.
Azmun
Deneme, sınama, tecrübe
Azraf
1. Zarif. 2.Anlamı: Pek ince, pek nazik. 3.Anlamı: Çok zeki.
Azrail
Ölüm meleği
Azrak
Az bulunur, nadir.
Aztek
Orta Amerika’da yaşayan ve orta asyadan göç ettiğine inanılan yerli halk.Aztekler,Aztek uygarlığı...
Azzam
En büyük, en ulu. Abdullah Azzam: Afganistan İslâmî hareketinin siyasi liderlerinden. Bir suikast sonucu şehit olmuştur
Yandex.Metrica