H Harfi ile Başlayan Erkek İsimleri
Habban
Güney Arabistan'da bir kasaba
Habeşi
Habeşler gibi derisinin rengi çok koyu esmer olan kimse. Habeş ırkına mensup
Habib
Sevgili, dost
Habibullah
Allah'ın sevgilisi. Hz. Peygamber.
Habil
Habil. Hz. Adem’in oğullarından, Kabil’in kardeşi, Kabil tarafından öldürülmüştür. Yeryüzünde ilk öldürülen kişidir.
Habip
Sevgili, dost
Habir
1. Taze, haberli, bilgili, agah, vakıf. 2.Anlamı: Cenab-ı Hak.
Haccac
1. Delil ikame eden. Delille galip olan. 2.Anlamı: Irak valisi olup, Hz. Muhammed soyuna ve taraflarına eziyet eden Yusuf b. Sakail'nin unvanı. Yezid'in komutanlarından.
Hace
1. Hoca. 2.Anlamı: Bilgin, öğretmen. 3.Anlamı: Çelebi, sahip, muallim, profesör. - Daha çok lakab olarak kullanılır.
Hacı
Hicaz’a gidip hac törenine katılan
Hacib
Birinin bir yere gitmesine engel olan. 2.Anlamı: Kapıcı. -Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır
Hacir
1. Hicret eden, bir başka yere geçen. 2.Anlamı: Sayıklayan.
Haciyan
Hacılar, hacc farizasını yerine getirmiş olan müslümanlar.
Hades
1.Anlamı: Küçük hades ve büyük hades olmak üzere ikiye ayrılır. Küçük hades; bevl etmek, herhangi bir yerden kan çıkması ve abdesti bozan diğer durumlarla meydana gelen manevî kirlilik hâlidir. Namaz abdesti almakla temizlenilir. Büyük hades ise, cünüblük, hayız ve nifas hâlleri ile meydana gelen manevî kirliliktir. Boy abdesti alarak ağızı, burnu ve bütün bedeni yıkamakla ondan temizlenilir. 2.Anlamı: Hades Yunan Mitolojisinde ölülere hükmeden yeraltı tanrısıdır.
Hadi
(Arapça)1.Anlamı: Yenilene yardım eden, yardımcı. 2.Anlamı: Hidayet eden, doğru yolu gösteren. Kılavuz, rehber. 3.Anlamı: Önde giden kimse. 4.Anlamı: Mızrak ucu.
Hadic
Erken doğan oğlan çocuğu
Hadid
1. Keskin. 2.Anlamı: Demir. 3.Anlamı: Öfkeli, hiddetli, şiddetli, titiz. 4.Anlamı: Kur'an-ı Kerim'in 50. suresinin adı.
Hadim
Hizmetkar, yardım eden. Hadim-i Harameyn: Harem-i Şerifin hizmetkarı. Hicaz'ın alınmasından sonra Osmanlı sultanlarına verilen lakap
Hadis
Hz.Muhammed’in söz ve davranışları
Hafi
1. Çok ikram eden, insanı güler yüzle karşılayan. 2.Anlamı: Yalınayak yürüyen, koşan adam.
Hafid
Erkek torun
Hafiz
Ezberleyen / Özellikle Kuran-ı Kerim'i ezbere okuyan
Hafız
Ezberleyen/ Özellikle Kuran-ı Kerimi ezbere okuyan
Hafizüddin
Dinin koruyucusu. - Daha çok unvan olarak verilir
Hakan
Büyük Han, Hanlar hanı (Hükümdar anlamına=Han) ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Hakem
1. Bir uzlaşmazlığın halli için tarafların üzerinde anlaştıkları kimse. 2.Anlamı: Çeşitli yarışmaları, müsabakaları idare eden kimse. 3.Anlamı: Jüri, bir yarışmada değerlendirme yapan kimse. 4.Anlamı: Allah'ın isimlerinden. Hüküm veren, karar veren, bütün meselelerin kendisine döndüğü hüküm sahibi.
Haki
ı. Yeşile çalan koyu sarı renk, toprak rengi. 2.Anlamı: Topraktan, toprağa mensup. Mütevazi kişi.
Hakim
1.Anlamı: Her şeye hükmeden, hikmet sahibi olan Allah. 2.Anlamı: Hükmeden, dava yargılama işine memur olan, yargıç. 3.Anlamı: Üstte bulunan. 4.Anlamı: Hekim, akıllı, becerikli. 5. Kadı, vali, amir, hükümdar, emir.
Hakkı
Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili. ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Haktan
Allah'tan gelen, Allah'ın verdiği
Haktanır
Herkesin hakkını gözeten kimse
Hakverdi
Allah’ın verdiği kimse.
Halas
Kurtuluş, kurtulma.
Halaskar
Kurtarıcı
Haldun
Kalp, yürek / Yüreklilik
Halef
1.Anlamı: Birinden sonra gelip onun yerine geçen kimse, sonradan gelen. 2.Anlamı: Soy.
Halid
1. Sonsuz, daim, ebedi. 2.Anlamı: Bir yıldan çok yaşayan. 3.Anlamı: Türk dil kurallarına göre "d/t" olarak kullanılır. Halid b. Velid: Ünlü sahabi. Allah'ın kılıcı olarak anıldı.
Haliddin
Dinin sonsuzluğu ölümsüzlüğü
Halife
1.Anlamı: Birinin yerine geçen kimse. 2.Anlamı: Hz. Muhammed´in vekili ve dünyadaki Müslümanların başı olan kimse.
Halil
İçten, dost çok yakın arkadaş ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Halilullah
1.Anlamı: Allah’ın sadık dostu. 2.Anlamı: Hz. İbrahim’e verilen san.
Halim
Yumuşak huylu, sakin yaradılışlı
Halis
Saf katkısız duru
Halit
Süregelen, sürekli, geç yaşlanan ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Halittin
Dinin sonsuzluğu, ölümsüzlüğü.
Hallac
Pamuk, yatak, yorgan atan kimse. - Hallac-ı Mansur: 922 yılında "Ene'1-Hak" dediği için asılan ve divan edebiyatında adına sık sık rastlanılan ünlü sufı
Haluk
Herkesle iyi geçinen iyi ahlaklı
Haman
Hz. Musa'ya karşı acımasızca mücadele eden Mısır Firavunu'nun veziri
Hamase
Yiğitlik, kahramanlık şiirleri, marşlar
Hamaset
Cesaret, kahramanlık, yiğitlik.
Hamdi
Hamd eden, şükreden ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Hamdullah
Allah'ın övgüsü
Hami
Koruyan, arka çıkan, koruyucu
Hamid
Şükredici
Hamil
1.Anlamı: Taşıyan, taşıyıcı. 2.Anlamı: Sahip olan. 3.Anlamı: Destek.
Hamis
Beşinci.
Hamit
Şükredici ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Hammad
-1. Çok hamdeden, çok şükür ve dua eden. Hammad b. Ebu Süleyman: Hadisçi. Tabiindendir
Hamov
Sevimli.
Hamza
Aslan ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Han
1.Anlamı: Eski Türklerde kağana bağlı veya kendi başına buyruk, ikinci derecede bir devlet başkanı. 2.Anlamı: Osmanlı Padişahlarının adlarının sonuna getirilen san.
Hanalp
Yiğit, cesur hükümdar.
Hanbek
Güçlü, kuvvetli hükümdar.
Hanbeli
Ahmed b. Muhammed b. Hanbel (Öl. 855): Ehli sünnetin dört ana mezhebinden birisi olan Hanbeli mezhebinin imamı.
Hanbey
Hükümdar ve bey.
Hanedan
Peygamber, hükümdar veya devlet büyüğü gibi bir kimseye dayanan soy, büyük aile.
Hanef
Doğruluk, istikamet
Hanefi
Allah´ın birliğine iman eden.
Hani
Yumuşaklık ve vakar sahibi
Hanif
1.Anlamı: İslam dinine sımsıkı bağlı olan kimse. 2.Anlamı: İslamiyetten önce tek Tanrı´ya inanan.
Hanifi
1.Anlamı: Doğru,temiz,pak 2.Anlamı: İmam-ı Azam Mezhebine tabi olan
Hankan
Han soyundan gelen kimse.
Hannan
Çok acıyan, çok merhametli annlamına gelen Hannan İsmi Allah'ın 99 isminden birisi olan "Abd" İle Birleştirilecek Abdülhannan ismi olarakta kullanılmaktadır.
Hansoy
Han soyundan gelen kimse.
Hanzala
Eshâb-ı kirâmdan Hanzala hazretleri. Uhud şavaşında şehit olmuştur. Hanzala hazretleri henüz yeni evlendiği günün gecesi, Uhud harbi haberini alır almaz boy abdesti alma fırsatını bulmadan Uhuda gitmek üzere hemen sahâbenin arkasından koşmaya başlamış ve
Harim
1. Biri için kutsal olan şeyler. 2.Anlamı: Harem dairesi, harem. 3.Anlamı: Evin içi gibi, başkalarına kapalı olan yer. 4.Anlamı: Bir evin civarı. 5. Avlu. 6. Ortak, şerik. 7. Hacıların, hac zamanı giydikleri giysi.
Haris
1.Anlamı: Muhafız, bekçi, gözcü. 2.Anlamı: Koruyan, koruyucu. 3.Anlamı: Son derece hırslı olan. 4.Anlamı: Yemen'de bir Arap kabilesinin adı.
Harman
1. Tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması. Bu işin yapıldığı mevsim, sonbahar. 2.Anlamı: Birçok çeşitten birer parça alıp yeni bir bileşim oluşturmak.
Harras
Ekinci, çiftçi, toprağı işleyip ekin eken
Harun
Parlayan. Hz. Musa’nın küçük kardeşinin adı. Hz. Harûn (a.s), israilogullari peygamberlerinden, Hz. Musa (a.s)’in kardesi. ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Harzem
(bkz. Harizm)
Hasafet
1. Hükümde sağlamlık, kuvvet ve olgunluk. 2.Anlamı: Görüş sağlamlığı.
Hasan
Güzellik, iyi davranma, iyilik ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Hasanalp
Güzel yiğit.
Hasane
1.Anlamı: Güzel, iyi. 2.Anlamı: İyi, hayırlı iş, iyilik. - bk. Hasene
Hasbek
İyi, dürüst, saf insan.
Hasbi
İsteyerek ve karşılık beklemeksizin yapılan.
Hasefe
Seçkin kabadayı.
Haseki
Hükümdarların hizmetine tahsis edilmiş şahıs ve zümrelere verilen ad
Hasen
1. Güzel, süslü. 2.Anlamı: Güzel işler, hayırlar. Hasan şeklinde kullanılır.
Hasib
1. Hayır sahibi, eliaçık, cömert. 2.Anlamı: Değerli, itibarlı, soyu temiz, muhterem, saygın, şahsi meziyet sahibi. 3.Anlamı: Muhasebeci, sayman.
Hasif
Hasafetli, aklı başında olgun adam
Haşim
Ezen, kıran, parçalayan
Haşimî
Haşime mensup, Haşimilerden olan
Hasip
Kişisel değeri olan, ünlü bir soydan gelen
Hasip - Hasbi
Kişisel değeri olan, ünlü bir soydan gelen
Haşır
Toplayan, cem’eden, haşreden.
Haslet
İnsanın yaradılışındaki huyu¸ doğası.
Haşmeddin
Dinin büyüklüğü, ihtişamı
Haşmet
İhtişam, büyüklük, görkemlilik
Haşmettin
Dinin büyüklüğü, ihtişamı.
Haspolat
Katışıksız, saf, çelik gibi kimse.
Hatay
Türkiye’nin en güneyinde bir sınır ilimiz
Hatem
1.Anlamı: Mühür, üstü mühürlü yüzük. 2.Anlamı: En son. 3.Anlamı: Hatemü'l-Enbiya: Peygamberlerin sonuncusu, Hz. Muhammed. 4.Anlamı: Halemi Tai: Arap kabileleri arasında tanınmış "Tayy" kabilesine mensup ve cömertliğiyle meşhur olan "İbn Abdullah b. Sa'd"ın lakabı. 5. Çok cömert olan.
Hatemi
1.Anlamı: Mühür, üstü mühürlü yüzük. 2.Anlamı: En son. 3.Anlamı: Hatemü'l-Enbiya: Peygamberlerin sonuncusu, Hz. Muhammed. 4.Anlamı: Halemi Tai: Arap kabileleri arasında tanınmış "Tayy" kabilesine mensup ve cömertliğiyle meşhur olan "İbn Abdullah b. Sa'd"ın lakabı. 5. Çok cömert olan.
Hatib
1. Hitab eden, söz söyleyen. 2.Anlamı: Camide hutbe okuyan. 3.Anlamı: Güzel, düzgün konuşan kimse. Sahabe isimlerindendir.
Hatif
1.Anlamı: Sesi işitilip kendisi görülmeyen kimse. 2.Anlamı: Çağıran, seslenen. 3.Anlamı: Gaipten seslenir gibi haber veren melek.
Hatim
1.Anlamı: Sona erdiren, bitiren. 2.Anlamı: Mühürleyen, mühürleyici. 3.Anlamı: Sonuncu.
Hatip
1.Anlamı: Güzel, düzgün. 2.Anlamı: Bir topluluk karşısında etkili konuşan kimse. 3.Anlamı: Camide hutbe okuyan kimse.
Hatır
1. Şan ve şeref sahibi. 2.Anlamı: Yüce, ulu. 3.Anlamı: Tehlikeli.
Hatırsaz
Gönül yapan, hoşnut eden
Hattat
Güzel el yazıları yazan ve mesleği hattatlık olan kimse.
Havi
İçine alan, kaplayan.
Hay
1. Canlı, diri. 2.Anlamı: Allah'ın sıfatlarından. - "abd" takısı alarak kullanılır. "Abdülhay".
Hayali
1. Hayal niteliğinde ya da hayal ürünü olan. 2.Anlamı: Kanuni Sultan Süleyman devrinin büyük şairlerinden biri
Hayalî
1.Anlamı: Hayal niteliğinde veya hayal ürünü olan, düşsel, imgesel. 2.Anlamı: Karagöz oynatan kimse, karagözcü.
Hayati
Yaşamsal, yaşamla ilgili önemli olan
Haydar
1.Anlamı: Arslan, esed, gazanfer, şir. 2.Anlamı: Cesur, yiğit ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Hayim
1.Anlamı: Şaşkın, hayrette. 2.Anlamı: Sevgiden dolayı şaşkına dönmüş.
Hayır
İyilik, karşılık beklemeden yapılan yardım.
Hayko
Zamanında bir klonu kurtarmıs cesur kurtarıcı anlamına gelmektedir.
Hayr
İyi, faydalı, hayırlı, yarar. Hayru'l-Vera: Halkın, alemin hayırlısı, Hz. Muhammed. Hayru'l-Beşer: İnsanların hayırlısı, Hz. Muhammed.
Hayran
1. Şaşmış, şaşa kalmış, şaşırmış. 2.Anlamı: Çok tutkun. 3.Anlamı: Aşırı derecede sevgi duyan.
Hayrat
1. Sevap kazanmak için yapılan hayırlı işler, iyilikler. 2.Anlamı: Sevap için kurulan müessese.
Hayreddin
Dinin hayırlı eylediği mübarek kıldığı insan. -Türk dil kuralları açısından "d/t" olarak kullanılır
Hayrettin
Dinin iyiliği hayrı ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Hayri
Hayırla, iyilikle ilgili
Hayrullah
Allah’ın hayırlı ettiği
Hayrünnnisa
Hayırlı kadın
Haysiyet
Şeref, onur, itibar, değer
Hayyam
1.Anlamı: Çadırcı. 2.Anlamı: İran'ın meşhur şairlerinden Ömer Hayyam
Hazar
Barış / Bir yerde oturma hali
Hazık
Usta, mahir, becerikli.
Hazim
Hazmeden, hazimli, ihtiyatlı, akıllı, işinde gözü açık, sağlam olan
Hazım
Hezimete uğratan
Hazin
1.Anlamı: Hüzünlü, üzüntülü, acıklı. 2.Anlamı: Üzüntü veren, gamlandıran, kederlendiren.
Haziz
1. Mesud, mutlu. 2.Anlamı: Hisse ve nasibi olan.
Hazlan
1. Terketmek. 2.Anlamı: Allah ilminde, Allah'ın insanı lütuf ve nusretinden mahrum etmesi. İsim olarak kullanılmaması daha uygundur.
Hazrec
1. Bir Arap kabilesinin ismi. 2.Anlamı: Hz. Peygamberi Mekkeli muhacirlerle, Medine'de kabul eden ve ilk İslam devletinin temelini teşkil eden ensarın en önemli kolu.
Hazret
1.Anlamı: Yüce kabul edilen kimselerin adlarının başına saygı, övme, yüceltme amacıyla getirilen unvan. 2.Anlamı: Adı söylenmeyen bir kimseden söz edilirken kullanılan bir söz. 3.Anlamı: Genellikle erkekler arasında senli benli konuşmada kullanılan bir seslenme sözü.
Hebib
Rüzgar
Hedef
1. Nişan, nişan alınacak yer alanı. 2.Anlamı: Meram, maksat, gaye, amaç.
Heja
Biricik, kıymetli, değerli, makbul.
Hekim
Doktor, tabip, bilge kişi, filozof.
Hemdem
Birlikte yaşayan, arkadaş.
Heper
Her zaman yiğit, yürekli olan kimse.
Hepyener
Her zaman üstün gelen, yenen kimse.
Hepyüksel
"Her zaman gözün yükseklerde olsun, yüksel" anlamında kullanılan bir ad.
Hewar
Çığlık, haykırış.
Heyban
1. Korkunç, korku veren. 2.Anlamı: Çok utangaç.
Heybet
İnsanlara korku ile birlikte saygı uyandıran görünüş, büyüklük, ululuk.
Heysem
Toy kuşunun yavrusu. Tavşancıl yavrusu. Akbaba yavrusu. Kurt eniği.
Hezan
Güçbirliği, Toprak damlarda yük taşıyıcı ağaç kolon.
Hezarfen
Çok bilen, elinden her iş gelen. Bin türlü iş beceren. Hezarfen Ahmet Çelebi: Türk bilgini. Yapay kanatlarla ilk defa uçma deneyimini başaran adam
Hibetullah
Allah'ın bağışlaması, bağışı
Hicab
1. Utanma, sıkılma. 2.Anlamı: Perde, ikişeyi birbirinden ayırmaya yarayan perde.
Hicabi
(bkz. Hicab)
Hicazi
Hicaza mensub. Hicazla alâkalı. Hicaz : Arabistan’da Mekke-i Mükerreme ile Medine-i Münevvere’nin bulunduğu mıntıka (bölge).
Hicri
Göç eden / Hicrete ait, hicretle ilgili
Hiçsönmez
(bkz. Sönmez)
Hiçyılmaz
(bkz. Yılmaz)
Hidayeddin
Dinin gösterdiği doğru yol
Hidayet
Doğru yol, hak olan islamiyet yolu
Hidayetullah
Allah’ın hidayeti.
Hıdır
1.Anlamı: Yeşil. Yeşillik. 2.Anlamı: Kehf suresinde 59-81.Anlamı: ayetlerde bahsi geçen ve Hz. Musa'nın onunla buluşarak imtihan olunduğu şahsın müfessirlerin ekseriyetinin üzerinde ittifakla durdukları ismi. Hızır hakkında çok çeşitli rivayetler vardır.
Hidiv
1-Osmanlı sadrazamlarının sanlarından biri. 2- Osmanlı yönetimi döneminde bir süre Mısır valilerine verilen san. imtiyazlı, mısır valisi veya bu valinin ünvanı
Hıfzı
1. Saklama, koruma ile ilgili. 2.Anlamı: Ezberleme, akılda tutma.
Hıfzullah
Allah'ın koruması, saklaması
Hıfzurrahman
Merhamet eden, acıyan. Allah'ın koruyuculuğu. Allah'ın uhdesinde
Hikem
Hikmetler
Hikmeddin
Dinin hikmeti. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır
Hikmet
1.Anlamı: Bilgelik. 2.Anlamı: Neden, gizli neden. 3.Anlamı: Allah’ın insanlarca anlaşılamayan amacı. 4.Anlamı: Özlü söz, vecize. 5.Felsefe, gizli, bilinmeyen güç ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Hikmetullah
1. Ancak Allah'ın bileceği iş. 2.Anlamı: Allah'ın hikmeti.
Hila
Hükümdarın taltif etmek istediği kimseye verdiği kıymetli elbise. Hil'at
Hilmi
1.Anlamı: Sakin ve durağan 2.Anlamı: Kırılgan 3.Anlamı: Sanatsal yeteneğe sahip 4.Anlamı: Ticarete yatkınlık
Hilmicem
Hilmi : 1.Anlamı: Sakin ve durağan 2.Anlamı: Kırılgan 3.Anlamı: Sanatsal yeteneğe sahip 4.Anlamı: Ticarete yatkınlık

Cem : 1.Anlamı: Hükümdar, şah. 2.Anlamı: İran mitolojisinde şarabı bulan. 3.Anlamı: Ar. Toparlanma, bir araya gelme.
Himayet
Koruma, korunma
Himmet
1.Anlamı: Gayret, emek, çalışma, çabalama. Yüksek irade. 2.Anlamı: Ermiş kimsenin tesiri. 3.Anlamı: Türk dil kuralları açısından "d/t" olarak kullanılır.
Himyer
Yemen'de bir kavmin adı
Hıncal
Öc al
Hiram
Salınma, salınarak edalı yürüme
Hişam
Nisam el-Melik: Emevi halifesi
Hizber
1. Arslan, esed, gazanfer, şir, bahadır. 2.Anlamı: Cesur, yürekli adam.
Hizbullah
Allah'a inananlar topluluğu
Hızır
1.Anlamı: Halk inanışlarına göre ölümsüzlüğe kavuşmuş olduğuna inanılan ulu kimse.
Hızır Bey
İstanbul'un fethinden sonra oranın ilk kadısı olan Türk alimi ve şairi
Hızırhan
Seyyid. Seyyidi sülalesinin kurucusu, Malik Süleyman'ın oğlu
Hızlan
Hız kazan, hızını artır anlamında
Hubeyb
1. Küçük taze buğday taneceği. Tanecik. Hubeyb b. Adiyy el-Ensarî (Öl. 625): İslam'ın ilk şehitlerindendir. Uhud'un ardından tutsak edildi ve Mekke'ye köle olarak götürüldü. Uhud'ta öldürülen Haris'e mukabil, işkence edilerek vahşi bir biçimde kazığa vuruldu ve şehid oldu.
Hüccet
Delil
Hud
Hz. Hud (a.s). Ad kavmine gönderilen peygamber. -Kur'an'da ismi geçen 24 peygamberden biridir. Dalalet ve sapıklık içinde olan kavmini ıslah için çok uğraştı fakat onlar, Hud'a inanmadılar ve ani bir fırtına ile yok olarak tarihten silindiler
Hüdai
Allah'a mensup, Allah'ın yarattığı.
Hudavendi
1. Hükümdarlık. 2.Anlamı: Efendi, sahip, maliklik. 3.Anlamı: Hakim, hükümdar.
Hudavendigar
1.Anlamı: Sahip, hükümdar, bay. 2.Anlamı: Fars edebiyatında Allah manasında kullanılır.
Hüdavendigar
1. Sahip, hükümdar, bay. 2.Anlamı: Fars edebiyatında Allah manasında kullanılır.
Hüdavendigâr
1.Anlamı: Amir, hâkim. 2.Anlamı: Osmanlı Padişahı I. Murat’ın sanı. - bk. Hudavendigâr
Hüdaverdi
Allah verdi, çocuk özlemi çeken aileler ilk çocuklarına genellikle bu adı verirler
Hudayi
Allah'a mensup, Allah'ın yarattığı
Hudeybiye
1. Mekke'den ağır yürüyüşle 17 km mesafede bir vadi. 2.Anlamı: İslam tarihinde Hudeybiye Musalahası olarak bilinen anlaşmanın yapıldığı yer.
Hulagu
Moğol hükümdarı olup, İran'da Moğol hanedanının kurucusudur
Hulki
1.Anlamı: Hulk, yaratılışla ilgili, doğal tabi. 2.Anlamı: İyi ahlaklı, iyi huylu.
Hulusi
1.Anlamı: Saflık, doğruluk, içtenlik 2.Anlamı: Saf halis, içi temiz. 3.Anlamı: İçten, candan.
Hunalp
Türkçe kökenli bir isimdir. Anlamı ise cesur ve kahraman kişidir. Sözlük anlamı da savaşçı yiğit olan bir erkek ismidir.
Hünkar
1. Uğurlu. 2.Anlamı: 15-29 yaş arasında Osmanlı Sultanlarına verilen isim.
Hür
Özgür, bağımsız
Hürbey
Özgür, bağımsız bey.
Hurdaz
Farsların kullandığı şemsi senenin 3.Anlamı: ayına verilen isim
Hürdoğan
Hür, özgür olarak doğan.
Hüreyre
Kedicik, kedi yavrusu. - Ebu Hüreyre: Ashab-ı Kiram'dan en çok hadis rivayet eden sahabi. Kedi yavrularını çok sevdiği için bu ismi aldığı söylenir.
Hürkal
Özgür, bağımsız yaşa' nalamında kullanılan bir ad.
Hürkan
Özgür soydan gelen
Hürol
(bkz. Hürkal)
Hürsel
(bkz. Hürol)
Hürsev
Hürriyeti seven kişi
Hurşid
Güneş, aftab, mihr, şems. - Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır
Hurşit
Sakin ve durağan. Durgun, çok ağır hareket eden. Sert yapıya sahip.
Hüryaş Ar
(bkz. Hürsev).
Hüsam
Keskin kılıç
Hüsameddin
1. Dinin keskin kılıcı. 2.Anlamı: Mevlana'nın halifesi olan Hüsameddin Çelebi, Mevlana'nın Mesnevi'yi dikte ettirdiği kişidir. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
Hüsamettin
Dinin keskin kılıcı
Hüseyin
Ruh ve madde güzelliği ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Hüsmen
Hüseyin'den bozma olarak yapılan isim
Hüsni
Güzelliğe ait, güzellikle ilgili
Hüsnü
Güzel
Husrev
Hükümdar, padişah
Hüsrev
1.Anlamı: Padişah, hükümdar, sultan. 2.Anlamı: Hüsrev şirin masalının erkek kahramanı. - Hüsrev: Eserlerini daha çok Farsça yazmış bir Türk şairi ve edibi olup 1253-1325 yıllan arasında Hindistan'da yaşamıştır.
Hüteyn
Hicaz ve Mısır'da dağınık halde yaşayan büyük bir göçebe kabile
Hüzey
Kuzey Arabistan'da büyük bir Arap kabilesi
Huzeyfe
1.Anlamı: Küçük testici, çömlekçi çırağı. 2.Anlamı: Peygamber efendimizin sır katibinin adı.
Huzur
Baş dinçliği, gönül rahatlığı, dirlik, erinç
Yandex.Metrica wordpress cache İstanbul hava durumu