K Harfi ile Başlayan Erkek İsimleri
Kaan
1. Çin ve Moğol imparatorlarına verilen isim. 2.Anlamı: Hakan, hükümdar.
KaB
1. Topuk kemiği, aşık kemiği anlamında. 2.Anlamı: (Mecazen): Şeref, şan, onur anlamında kullanılır. 3.Anlamı: Ka'b b. Züheyr (Vll.yy.): Sahabedendir. Rasulullah için okuduğu Kaside-i Bürde çok meşhurdur. Birçok dillere çevirisi yapıldı.
Kabadayı
1.Anlamı: İyi dövüşen, korkusuz, kendine özgü namus kurallarının dışına çıkmayan kimse. 2.Anlamı: Yürekli.
Kaban
Savaşçı, dövüşken.
Kabil
1.Anlamı: Kabul eden, kabul edici. 2.Anlamı: Hz. Âdem´in oğlu.
Kadagan
Buyruk, emir.
Kadem
1.Anlamı: Ayak. 2.Anlamı: Adım. 3.Anlamı: Yarım arşın uzunluğunda bir ölçek. 4.Anlamı: Uğur
Kadı
1. Hüküm, karar, hakimlik. 2.Anlamı: Seri devlette, mahkeme reisi. İlim sahibi yetkili. Kadı İyaz: (İyaz b. Musa b. Ümran es-Sebtî: (1083-1149). Meşhur fıkıh ve hadis bilgini. İspanya'da Gırnata kadılığı yaptı. 20'yi aşkın eseri vardır.
Kadim
Eski.Ezeli, evvelsiz.Çok eski zamanlara ait eski atik. Yıllanmış.
Kadir
Herşeye gücü yeten anlamında Allahın isimlerindendir ve abd öneki ile kullanılmalıdır. ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Kadirbillah
1. Allah'la güçlenen. Gücünü Allah'tan alan. 2.Anlamı: Ebu'l-Ahmed b. İshak. Abbasi halifesi (Öl. 1031). Halife Muktedir'in torunu.
Kadirşah
1. Güçlü, kuvvetli hükümdar, padişah. 2.Anlamı: Kadir ve şah kelimelerinden türetilmiş birlesik isimdir.
Kadreddin
Dinin kudreti, gücü. - Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır
Kadrettin
Dinin kudreti, gücü.
Kadri
İtibar, değerle ilgili
Kadrican
Değerli, itibarlı, can, ruh. - Kadri ve Can isimlerinden meydana gelen birleşik isim
Kadrihan
Değerli, saygın hükümdar.
Kafar
Arkadaş, dost.
Kafi
El veren, yeter, yetecek, yetişen, kifayet eden
Kağan
Hükümdar, hanların hanı
Kahhar
Kahreden. Kahhâr, Allah’ın ziyâdesiyle kahredici, yok edici yüce bir varlık olduğu anlamına gelir. Sonsuz kudretinin karşısında hiçbir kimsenin gücü ve kudreti olamaz. Ama serbest irâdeleriyle O’nun karşısına çıkma cüretini gösterenlere de lâyık oldukları cezâları tam olarak verecektir. Allah’ın kayıtsız üstünlüğüne sınır koyacak hiçbir varlık yoktur. Herşeye, her istediğini yapacak sûrette, gâlip ve hâkim demektir. Her şeye galip gelen ve bütün düşmanlarını kahreden. Her istediğini yapacak güçte olan, galip ve hâkim.
Kahir
1.Anlamı: Üstün gelen, ezen, ezici. 2.Anlamı: Kahreden, zorlayan. 3.Anlamı: Yok eden.
Kahra
Yiğit / Yürekli
Kahraman
Savaşta yiğitlik gösteren, cesur
Kahta
Fırat nehri kollarından birinin adı, Malatya'da aynı isimle yerleşim bölgesi vardır
Kahya
1. Efendi, emir. 2.Anlamı: Ev sahibi, aile reisi. 3.Anlamı: Çiftlik yöneticisi.
Kaid
1. Rehber kumandan. 2.Anlamı: Atlan yedekte götüren. 3.Anlamı: Oturan, ikamet eden.
Kaim
1.Anlamı: Birinin yerine geçen. 2.Anlamı: Bir işte sebat eden, direnen. 3.Anlamı: Ayakta duran.
Kainat
Evren, uzay
Kakınç
1.Anlamı: Öfke, kızgınlık, sitem. 2.Anlamı: Vurma, vuruş. 3.Anlamı: Harekete geçiş, ayağa kalkış.
Kala
1.Anlamı: Kale, hisar. 2.Anlamı: (T.) Atmaca.
Kalagay
Al, kırmızı renk.
Kalender
Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan alçak gönüllü kimse.
Kalgay
1.Anlamı: İzci kumandanı. 2.Anlamı: Tarihte Kırım veliahdına verilen san.
Kalhan
1. (bkz. Kalgay). 2.Anlamı: Kahramanoğulları'nın han soyundan, ceddi de Kalhan adını taşımaktadır.
Kalkan
1.Anlamı: Ok, kılıç vb.nden korunmak için savaşçıların kullandığı korunmalık. 2.Anlamı: Koruyucu
Kalmuk
1.Anlamı: Göz kapağı. 2.Anlamı: Tüylü yün kumaş. 3.Anlamı: Asya’da eski bir Moğol kabilesinin adı.
Kam
1.Anlamı: Hekim. 2.Anlamı: Düşünür.
Kamacı
Top kaması yapan veya onaran kimse.
Kaman
Dağların doruğuna yakın olan yerler.
Kamanbay
Saygın, değerli kimse.
Kamar
Hekim, doktor.
Kambay
Hekim, tabip.
Kamber
Sadık hizmetkar / Hz Ali’nin kölesinin adı
Kamet
1.Anlamı: Boy, boy bos, endam. 2.Anlamı: Camilerde namaza kalkmak için okunan iç ezan. 3.Anlamı: Ses, gürültü.
Kamil
Tam, eksiksiz, olgun ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Kamran
İsteğine kavuşmuş olan
Kamuran
İsteğine kavuşmuş olan kimse
Kamver
İsteğine kavuşmuş, mutlu
Kanay
Kan ve ay kelimelerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir.
Kanber
1. Hz. Ali'nin sadık, vefakâr kölesi. 2.Anlamı: Bir evin gediklisi.
Kandemir
Güçlü soydan gelen kimse.
Kaner
Soyu yiğit olan kişi anlamına gelmektedir.
Kani
Kanaat eden, fazlasını istemeyen,kanmış,kanaatkar.
Kansu
Soyu su gibi saf ve temiz olan.
Kantürk
Türk soyundan gelen.
Kanun
1. Devletin teşri, yasama kuvveti tarafından herkesçe uyulmak üzere konulan her türlü nizam, kaide kural. 2.Anlamı: Herhangi bir mevzu üzerindeki kanunu taşıyan kitap.
Kanuni
1. Kanuna ait kararla ilgili. 2.Anlamı: Osmanlıların 10. padişahı Sultan 4.Anlamı: Süleyman'ın lakabı, Osmanlıların yükselme devrinin son padişahı. - Daha çok lakab olarak kullanılır.
Kanver
Kanını ver, asil
Kapar
Akıl, ruh
Kapkın
Uygun, düzenli.
Kaplan
Vahşi kedigillerden, benekli, yırtıcı hayvan
Kaplan Giray
-(1680-1738) yıllan arasında Kırım hanı oldu. 3 defa han olmuştur
Kaptan
1. Bir geminin sevk ve idare sorumlusu. 2.Anlamı: Şehirlerarası otobüs şoförü. 3.Anlamı: Baş pilot.
Karaalp
Esmer, kara yağız yiğit.
Karabey
(bkz. Karacabey)
Karabuğra
Esmer, erkek deve
Karacabey
1.Anlamı: Esmer bey. 2.Anlamı: Kahramanlığıyla ün salmış bir Türk komutanı.
Karacan
1.Anlamı: Rengi karaya çalan, esmer, yağız. 2.Anlamı: Geyikgillerden, küçük, boynuzlu, güzel görünüşlü av hayvanı. 3.Anlamı: Üst kol.
Karagöz
Cesur, gözükara kimse
Karahan
Esmer Kağan
Karaman
1.Anlamı: esmer, yağız insan. 2.Anlamı: güneybatı'da esen yel
Karan
Veysel karani hz lerinin sıfatı.
Karanalp
Karayağız, kahraman yiğit
Karani
1.Anlamı: Orta Anadolu'da bir köy. 2.Anlamı: Veysel Karani'nin doğduğu yer.
Karanı
1. Orta Anadolu'da bir köy. 2.Anlamı: Veysel Karani'nin doğduğu yer.
Karasu
1. Ağır akan su. 2.Anlamı: Çoğunlukla gözün iç basıncının çoğalmasıyla kendini gösteren körlüğe neden olabilen bir göz hastalığı.
Karatay
Selçuklu devlet adamı
Karateğin
Amuderya'yı vücuda getiren nehirlerden Surhab üzerinde önemli bir kent
Karayağız
Koyu esmer.
Kardelen
Karda yaşayabilen çiçek ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Karer
Yağız yiğit
Kargın
1. Taşkın su. 2.Anlamı: Bol, çok. 3.Anlamı: Doymuş, tok. 4.Anlamı: Erimiş buz ve kar parçalarının oluşturduğu akarsu. 5. Çağlayan.
Kargınalp
Coşkulu, taşkın, hareketli yiğit
Karhan
Tarihte bazı kavimlerde hanlara verilen san.
Karık
1.Anlamı: Bağ ve bahçelerde sebze ekmek için ayrılan bölümler. 2.Anlamı: Karışık, karışmış.
Karin
l. Yakın. 2.Anlamı: Nail olan. 3.Anlamı: Hısım komşu. 4.Anlamı: Mabeynci.
Karındaş
Kardeş.
Karlık
Kar kuyusu.
Karluk
Türk boylarından biri
Karlukhan
Karluk boyunun hanı.
Karneyn
1. İki boynuz. 2.Anlamı: Zülkarneyn: Kur'an-ı Kerim'de Kehf 83, 86, 94. ayetlerde adı geçen ve nebi mi, veli mi olduğunda tereddüt edilen zat. 3.Anlamı: Büyük İskender.
Kartal
Yırtıcı bir tür kuş
Kartay
Yaşlı, pir.
Kartekin
Kar gibi saf, temiz kimse.
Karun
1. Beni İsrail'de zenginliğiyle meşhur olan ve bu yüzden kendisini herşeyin sahibi gibi görmeye başlayıp Allah'a karşı büyüklenen, belki de dünya kapitalistlerinin en eskisi ve en büyüğü olan kişi. Hz. Musa dönemlerinde yaşamış bu müstekbir, ilahi kahır ve intikama uğrayarak bütün servetiyle birlikte ani bir zelzele ve tufan sonucu yerin dibine geçmiştir. 2.Anlamı: Hunnan ile Beni İsrail'e zulmeden Fir'avun'un müşrik nazırlarından. 3.Anlamı: Çok zengin kimse.
Kasal
Kibir, gurur, övünme.
Kasar
Hatır, gönül.
Kasem
1. Yemin etmek. 2.Anlamı: Bölmek.
Kasib
Kesbeden, kazanan, kazanç sahibi
Kaşif
Keşfeden, bulan, meydana çıkaran.
Kasım
1.Anlamı: Taksim eden, ayıran bölen. 2.Anlamı: Kinci, ezici, ufaltıcı. 3.Anlamı: Kasım b. Muhammed (s.a.) adında Hz. Muhammed (s.a.s)'in oğlunun ismi. Küçük yaşta vefat etmiştir. 4.Anlamı: Yılın 11. ayı. 5.Anlamı: Yılın kış bölümü.
Kasırga
1.Anlamı: Şiddetli fırtına. 2.Anlamı: Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku.
Katade
13 yy.'dan itibaren Mekke'de hakim olan Şeriflerin atasına verilen ad
Katib
1. Yazıcı. Bir kuruluşta yazı işleriyle vazifeli kimse, sekreter. 2.Anlamı: Osmanlı devletinde divanın resmi yazılarını yazan vazifeli. 3.Anlamı: Devlet memuru. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır. - Katib Çelebi 1609-1658 yıllan arasında yaşamış ünlü bilgin. En mühim eseri Keşfü'z-Zünun'dur
Katip
Yazan, yazıcı, usta yazıcı.
Kavas
Okçu, tüfekçi, tüfekli alet
Kavi
1.Anlamı: Yakar, yakıcı. 2.Anlamı: Kuvvetli, güçlü. 3.Anlamı: Sağlam inanılır. 4.Anlamı: Zengin varlıklı.
Kavis
1. Yay. 2.Anlamı: Gökyüzü, ay, burcu.
Kaviy
1. Kuvvetli, güçlü, dayanıklı, metin muhkem, sağlam. 2.Anlamı: Şiddetli, zorlu. 3.Anlamı: Kudret sahibi herşeye gücü yeten. Cenab-ı Hakk'ın güzel isimlerinden biri. Kur'an-ı Kerim'de 10'dan fazla yerde geçer.
Kaya
Büyük ve sert taş kütlesi
Kayaalp
Kaya gibi güçlü er
Kayacan
Canı kaya gibi güçlü
Kayaer
Kaya gibi güçlü er.
Kayahan
Kaya gibi sert hakan
Kayansel
(bkz. Kayan)
Kayarak
isminin anlamı araştırılıyor. yakında eklenecek
Kayatekin
Kaya gibi güçlü kimse.
Kayatimur
Kaya ve demir gibi sert, güçlü kimse.
Kayatürk
Kaya gibi sağlam Türk
Kayda
isminin anlamı bulunamadı
Kaygun
1. Etkili, hüzünlü, dokunaklı. 2.Anlamı: Akdoğan.
Kayhan
Sert, güçlü sesli okuyucu, kayayı bile delecek güçte sesi olan okuyucu
Kayı
1.Anlamı: Yağmur, sağanak, bora. 2.Anlamı: Sağlam, güçlü, sert
Kayıhan
Güçlü hükümdar
Kayıtbay
Kayıtbay el-Zahiri: Ünlü Mısır ve Suriye sultanı
Kayla
1.Anlamı: Pür, saf, katıksız 2.Anlamı: Kötülükten uzak, masum.
Kaymaz
1. Dağ eteği. 2.Anlamı: Güneydoğu'dan esen bir rüzgar.
Kayraalp
İyiliksever, yiğit
Kayrabay
İyiliksever, saygın kimse
Kayrahan
(bkz. Kayraalp)
Kayrak
1. Taşlı, kumlu, ekime elverişli olmayan toprak. 2.Anlamı: Kaygan toprak. 3.Anlamı: Bileği taşı.
Kayral
Kayrılan, himaye edilen (kimse)
Kayrar
1. Orman içindeki ağaçsız kalan. 2.Anlamı: Kayan yer. 3.Anlamı: İnce çakıllı, kumlu toprak.
Kays
1. Leyla ile Mecnun hikayesinin erkek kahramanı olan Mecnun-i Amiri'nin asıl adı. 2.Anlamı: Umman Denizi'nde küçük bir ada.
Kayser
Roma ve Bizans (Alman) imparatorunun lakabı. -Daha çok unvan olarak kullanılır
Kaza
Hüküm karar verme, emir tesbit vs
Kazak
1. Göçebe akıncı. 2.Anlamı: Rusya'da yaşayan bir Türk kavmi. 3.Anlamı: Genç, taze. 4.Anlamı: İnatçı.
Kazakhan
(bkz. Kazak)
Kazan
1. Su çevrisi, kayra. 2.Anlamı: Sazlık yerlerde dibi bulunmayan sulu yer. 3.Anlamı: Girdap.
Kazanhan
(bkz. Kazan)
Kazım
Kızgınlığını, öfkesini belli etmeyen ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Kefeştatayyuş
Ashab-ı kehf´den - 7 uyurlar´dan birinin ismi. Efsus ya da Yarpuz denilen bir şehirde Dakyanus (Dakyus) adındaki zalim hükümdar, halkı kendisine ve putlarına tapmaya zorlar. Allah´ın varlığına ve birliğine inanan birkaç genç ise gizlice ibadet ederek bu zalimin buyruğu dışına çıkar.Bunu haber alan Dakyanus´tan kaçan gençler, yolda kendileri gibi inançlı bir çobana rastlar. Çobanın bildiği ve yanında su olan bir mağaraya sığınan yedi kişi, burada uykuya dalar. Bu konu Kuran’da kehf suresinde geçmektedir. Kefeştatayyuş, bu 7 kişiden birinin ismidir.
Kelami
Söze ilişkin, sözle ilgili
Kelim
1. Söz söyleyen, konuşan. 2.Anlamı: Kelimullah: Tur'u Sina'da Cenab-ı Hakla konuşmasıyla Hz. Musa'ya verilen unvan. 3.Anlamı: Sure-i Kelim: Taha suresi.
Kemal
Bilgi ve erdem bakımından olgunluk ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Kemaleddin
1. Din'de olgunluğa eren, dinin son derecesi. 2.Anlamı: Din bilgisi kuvvetli. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
Kemalettin
1.Anlamı: Dinin Olgunluğu, Dinin Değeri 2.Anlamı: Olgun Dindar, Dinin Değerlisi, Dini Bütün
Kemallettin
1.Anlamı: Dinin Olgunluğu, Dinin Değeri 2.Anlamı: Olgun Dindar, Dinin Değerlisi, Dini Bütün
Kemandar
Yay tutan, yay tutucu
Kenan
Nuh peygamberin oğlu ya da Nemrut’un babası sanılan kişi
Kendal
Sel sonrası nehir kenarlarında oluşan yarık, uçurum, yar anlamına gelmektedir.
Kenter
Şehirli, kentli.
Keram
(bkz. Kirami)
Kerameddin
1. Kerem bağış ihsan lütuf sahibi. 2.Anlamı: Dinde üstün mertebelere ulaşan. 3.Anlamı: Keramet sahibi derviş veli. - Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.
Keramettin
Bağış, ihsan ağırlama
Kerem
Cömertlik, soyluluk büyüklük ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )
Keremşah
(bkz. Kerem)
Kerim
Kerem sahibi, cömert
Kerimhan
Eli açık, cömert hükümdar.
Keşif
Açma, meydana çıkarma
Keskin
1.Anlamı: Etkili, sert. 2.Anlamı: Görevini iyi yapan. 3.Anlamı: Azgın.
Keskiner
Etkili ve sert kişilikli kimse.
Keskintürk
Sert türk.
Kevni
Var olmayla, varlıkla ilgili
Keyan
Büyük hükümdar, şah
Keyhüsrev
1. Adil ve ulu padişah. 2.Anlamı: Keykavus'un torunu, Siyavuş'un oğlu olan meşhur hükümdar.
Keykavus
1. Adil, necip. 2.Anlamı: Keyaniyan'ın II. padişahı olup Keykubat'ın torunu ve halefidir. Key'lerin ikinci padişahı.
Keykubad
1. Büyük ve ulu padişah. 2.Anlamı: Keykavus'un dedesi olan ünlü padişah. 3.Anlamı: Key'lerin ilk padişahı. - Türk dil kuralları açısından "d/t" olarak kullanılır.
Keys
Zeka, anlayış, kavrayış
Kezer
Kahraman
Kiçihan
Küçük hükümdar
Kılavuz
Yol gösteren, rehber
Kılıç
sivri uçlu,keskin, çelikten silah
Kılıçal
"Kılıç takın, kuşan" anlamında kullanılan bir ad.
Kılıçalp
Kılıç gibi keskin yiğit.
Kılıçaslan
Kılıç gibi keskin, yürekli kimse.
Kılıçbay
Kılıç gibi keskin kimse.
Kılıçel
Eli kılıç gibi etkili olan kimse.
Kılıçer
Kılıç gibi keskin kimse.
Kılıçhan
Kılıç gibi keskin hükümdar.
Kılınç
1. Çelikten silah. 2.Anlamı: Davranış, yaratılış, huy.
Kımız
Kısrak sütünden yapılan bir içki.
Kın
Bıçak, kılıç gibi kesici araçların kabı.
Kınalp
Kın-alp.
Kınay
Çok çalışkan, etkin, faal
Kıner
(bkz. Kıncal)
Kınık
1. Kaynak, menba. 2.Anlamı: İstek, arzu, gayret. 3.Anlamı: Obur. 4.Anlamı: Oğuzların 24 boyundan biri.
Kınıkaslan
Gayretli, çabalayan kimse.
Kınış
İstek, arzu, heves.
Kıpçak
XI-XV. yüzyıllarda, Ural dağlarıyla Volga ırmağı arasında yaşamış bir Türk boyu.
Kiper
Canlı, yiğit
Kıraç
Çorak, Çöllük, Susuz, Bitkisiz; Bereketsiz, Verimsiz
Kıralp
Ak saçlı ve sakallı, yaşlı yiğit.
Kiram
1. Soydan gelenler, soyu temizler, ulular, sergeliler. 2.Anlamı: Cömertler, eliaçıklar. Sahabenin lakabı olmuştur.
Kirami
1. Cömertçe, eli açıklara özgü. 2.Anlamı: Soylular, ulular, şereflilerle ilgili.
Kıran
1.Anlamı: Çevre, kıyı, kenar. 2.Anlamı: Ufuk. 3.Anlamı: Tepe, yamaç, bayır.
Kıranalp
Düşmanı bozguna uğratan yiğit.
Kıraner
Düşmani bozguna uğratan kimse.
Kırat
1.Anlamı: Elmas, zümrüt gibi değerli taşların tartısında kullanılan ölçü birimi. 2.Anlamı: Nitelik, değer.
Kıratlı
Değerli, nitelikli.
Kıray
1.Anlamı: Genç, delikanlı. 2.Anlamı: Ürün vermeyen arazi. 3.Anlamı: Eşkıya, yol kesen.
Kırca
1.Anlamı: Dolu 2.Anlamı: Ufak taneli kar 3.Anlamı: Borayla gelen yağmur
Kırdar
Ölçülü davranış, soğukkanlılık
Kırgız
1. Gezici, gezgin. 2.Anlamı: Kırgızistan'da oturan halk.
Kırhan
Yaşlı, ak sakallı hükümdar.
Kirman
1. Hisar, kale. 2.Anlamı: İran'da bir eyalet ve bu eyaletin bugünkü merkezi.
Kirmanşah
(bkz. Kirman)
Kırtay
Saçlarına ak düşmüş kimse.
Kırtekin
(bkz. Kıralp)
Kisra
İran şahlarının adı
Kıvanç
Övünç, iftihar, Sevinç, hoşlanma
Kıyam
1. Kalkma, ayağa kalkma, ayakta durma. 2.Anlamı: Namazda ayakta durma. 3.Anlamı: Bir işe başlama. 4.Anlamı: Ayaklanma. 5. Ölümden sonra dirilme, ayağa kalkma.
Kıyas
1. Bir şeyi başka şeye benzeterek hüküm verme. 2.Anlamı: Karşılaştırma, örnekseme. 3.Anlamı: Umum kaideye uyma.
Kızılaslan
Altın gibi yüreği olan cesur kimse.
Kızılateş
Çok iyi yanan ateş.
Kızılbars
Güçlü, kuvvetli kimse. - bk. Kızılpars
Kızılboğa
Güçlü, kuvvetli kimse.
Kızılbörü
Güçlü, kuvvetli, deneyimli kimse.
Kızıldemir
Güçlü, kuvvetli kimse.
Kızılelma
Yeryüzündeki Türklerin birleşip kuracakları ideal ülke veya bütün Türklerin bir araya geleceği ülküsü.
Kızılkurt
Deneyimli, yaşlı kimse.
Kızılpars
Güçlü, kuvvetli kimse.
Kızıltan
Kızıl renk almış tan
Kızıltuğ
Kırmızı tuğ.
Koca
1. Eş. Ev ve ailenin yaşça en büyüğü. 2.Anlamı: İri, kocaman. 3.Anlamı: Akıllı, tedbirli yiğit.
Kocaalp
Yaşlı, ulu, yiği
Koçak
Yürekli, eli açık. 2.Anlamı: Yüce gönüllü. 3.Anlamı: Konuk sever. 4.Anlamı: Yiğit, korkmayan kişi, savaşçı. 5.Açık kestane renginde olan
Koçakalp
Cömert, kahraman, yiğit
Koçaker
Cömert, kahraman kimse
Koçaş
1. Kılavuz, rehber. 2.Anlamı: Yağmur bulutu.
Koçay
Koç gibi güçlü
Koçer
Sağlıklı, yürekli er.
Koçhan
Güçlü, kuvvetli hükümdar.
Koçubey
Koçu arabasını kullanan kişi. Koçu: Gelin arabası
Kocyiğit
Yürekli, cesur, kahraman
Köken
Köklü soydan gelen kimse.
Köker
Köklü soydan gelen kimse.
Köklem
İlkbaha
Köknar
Çam türünden, yatay dallı, kerestelik bir orman ve süs ağacı
Koksal
Yer altında geniş bir alana dağılan kök
Köksal
Kökünü derinliklere sal anlamında
Köksalan
Kökleşmiş olan, kök salmış olan
Köksan
Tanınmış, ünlü ad
Kökşin
1. Gök renginde. 2.Anlamı: Yaşlı, koca.
Köksoy
Tanınmış, ünlü soydan gelen kimse.
Kökten
Yüzeyde kalmayıp derine inen, asıl konuyu da içine alan, köklü, cezri, radikal.
Kongar
(bkz. Kongur)
Kongur
San ile siyah karışımı bir renk, koyu kumral, kestane rengi
Konguralp
(bkz. Kongur)
Kongurtay
(bkz. Konguralp)
Konur
1.Anlamı: Açık san, boz, bozla sarı arası renk. 2.Anlamı: Yanık kırmızı, yağızımsı al. 3.Anlamı: Kimseyi beğenmeyen, gururlu, kibirli. 4.Anlamı: Kahraman, yiğit. 5. Süslü, çalımlı, şık, kurumlu. 6. İnatçı, aksi.
Konuralp
1.Anlamı: Cesur, yiğit, er. Orhan Gazi'nin komutanlarından biri.
Konurata
Gururlu, kibirli kimse.
Konurbay
onurlu ve varsıl, onurlu bey
Koral
1.Anlamı: Batı musikisinde dini şarkı. 2.Anlamı: Sınır muhafızı.
Koralp
Ateşli, canlı, hareketli yiğit.
Koray
Kamış, kargı gibi, içi boş şeyler
Korcan
Kanı sıcak, kanı kaynayan
Korçan
Kanı sıcak, kanı kaynayan
Korel
Ateşli, canlı, hareketli kimse.
Korer
Ateşli, canlı, hareketli kimse.
Korgan
Hisar kale
Korgün
Ateşli, canlı, hareketli
Korhan
Ateş gibi hakan
Korkmaz
Korkusuz cesur
Korkut
1.Anlamı: Büyük dolu tanesi. 2.Anlamı: Korkusuz, yavuz, heybetli. 3.Anlamı: Cin, şeytan.
Korkutalp
(bkz. Korkut)
Köroğlu
Ünlü Türk halk öyküsünün kahramanı.
Kortan
1. Yanan, sıcak ten. 2.Anlamı: Yalçın ve kesik kaya. 3.Anlamı: Pelikan kuşu.
Koşal
Koş ve al' anlamında kullanılan bir ad.
Köse
Sakalı bıyığı hiç çıkmayan veya seyrek olan. - Daha çok lakab olarak kullanılır
Kotuz
Gururlu, kibirli
Kotuzhan
(bkz. Kotuz)
Koyak
1. Vadi, dere. 2.Anlamı: Dağlar ve kayalıklar üzerindeki doğal çukurlar. 3.Anlamı: Dağ yolu üzerindeki otluk. 4.Anlamı: Etkili, dokunaklı.
Koygun
1. Etkili, hüzünlü, dokunaklı. 2.Anlamı: Akdoğan.
Koytak
Rüzgar almayan çukur yer
Koytan
Dağ bucağı
Kozan
1. Ekini biçilip kaldırılmış tarla. 2. Ekin biçildikten sonra kalan kökler. 3.Güldürücü, tuhaf söz söyleyen. 4.Renkli tülbent, yazma.
Kuban
Rusya'da büyük bir ırmağın adı.
Kubat
Kaba, biçimsiz.
Kubilay
Cengiz Han’ın torununun adı
Kuddus
1. Temiz, pak. 2.Anlamı: Hatadan, gafletten, eksiklikten uzak. 3.Anlamı: Çok aziz, mübarek. - Allah'ın isimlerinden. "Abd" takısı alarak kullanılırsa daha iyi olur.
Kuddusi
1. Kuddus olan Allah'ın nimetine mazhar olan 2.Anlamı: 19. yy. Bor'lu meşhur mutasavvıf Türk şairi
Kudret
Güç, kuvvet
Kudretullah
Allah'ın gücü
Kudsi
Kutsal, muazzez, mukaddes. - Allah'a mensup, ilahi
Kudüs
1. Filistin'in merkezi olan şehir. - Ruhu'1- Kudüs: Cebrail, Hz. İsa'ya üfürülen ruh.
Kuhistan
Dağlık memleket, İran yaylasında dağların çok olduğu bölge
Kula
1. Kumral. 2.Anlamı: Sarışın, mavi gözlü. 3.Anlamı: Vücudu koyu sarı, kuyruğu ve yelesi siyah olan at.
Kulahan
(bkz. Kula)
Kültigin
Göktürk prensi ve komutanı.
Külük
1. Meşhur ünlü. 2.Anlamı: Taşçı, çekici, balyoz.
Kuman
XI. yy ile XIV. yy. arasında Güney Rusya bozkırlarında göçebe olarak yaşayan bir Türk boyu
Kumanbay
(bkz. Kuman)
Kumrul
(bkz. Kumru)
Kumuk
1. Kılıç. 2.Anlamı: Kuzeydoğu Kafkasya ile Hazar denizinin batı kıyısında yaşayan bir Türk boyu.
Kumukbay
(bkz. Kumuk)
Kunt
1.Anlamı: Sağlam ve iri yapılı. 2.Anlamı: Ağır dayanıklı, kalın.
Kuntay
(bkz. Kunt)
Küntay
Ay gibi sağlam, güçlü
Kunter
Sağlam, kuvvetli
Kuntman
Sağlam ve iri yapılı, sağlıklı kimse
Kura
1. Cesur. 2.Anlamı: Çelik. 3.Anlamı: Toprak içinde bulunan büyük taş.
Kural
1. Davranışlara ya da bir sanata bir bilime yön veren ilkeler. 2.Anlamı: Araç. 3.Anlamı: Silah.
Kuraner
Kuran`ın koruyucusu
Kuray
Ay gibi
Kurban
1. Allah'ın rızasını kazanmaya vesile olan şey. 2.Anlamı: Eti. fakire parasız olarak dağıtılmak niyetiyle farz, vacib, ve sünnet olarak kesilen hayvan. 3.Anlamı: Bir gaye uğruna feda olma.
Kürboğa
1. İri, güçlü, sarsılmaz boğa. Kuvvetli iri yapılı boğa. Selçuklu komutanı ve Musul emirinin adı.
Kurçeren
Dayanıklı ve yiğit adam
Kürema
1. Kerim, asil, necip, iyiliksever, hayır sahibi cömert, eli açık kimseler. 2.Anlamı: Ulular, büyükler.
Küren
isminin anlamı araştırılıyor. yakında eklenecek
Kureyş
Hz. Peygamberin soyu
Kürhan
Yiğit, yürekli han.
Kurman
Yüksek aşamalı, nitelikli kimse
Kurre
Tazelik, parlaklık. - Mısır valiliği yapmış bir zatın adıdır.
Kürşad
Eski bir Türk adı
Kürşat
Eski bir Türk adı
Kurtalp
Kurt gibi korkusuz yiğit
Kurtaran
Kurtulmasını sağlayan
Kurter
Aldanmaz yiğit, işini iyi bilen yiğit, kurt yiğit
Kurtis
Nazik, kibar
Kuru
Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı
Kürümer
topluluk, sürü
Kuşad
1. Açılış, açma. 2.Anlamı: Fetih, fethetme. 3.Anlamı: Açılış merasimi, küşad resmi. 4.Anlamı: Yayın gerilip bırakılması. 5. Musikide uvertür. 6. Bir cins tavla oyunu. - Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.
Kusay
1.Anlamı: Uzaklaşmak. 2.Anlamı: Peygamberin 5. dereceden atası olup İslamiyetten önce Mekke'de Kabe'yi tamir ettirmiş ve yeniden düzenlemiştir.
Kuşeyr
Büyük beni Amir b. Şaşa'a grubuna dahil bir Arap kabilesi. Kuşeyri: İslam aleminin büyük sufi müelliflerinden. Kuşeyri Risalesi adıyla ünlü eseri bulunmakta
Kusva
1. Son derece bulunan. 2.Anlamı: Nihayet son. 3.Anlamı: Erişilecek son nokta son sınır. 4.Anlamı: Peygamber (s.a.s)'in devesinin adı.
Kut
Uğur, talih
Kutalmış
Mutlu olmuş, kutlu olmuş
Kutalp
Kutlu, uğurlu, yiğit
Kutam
Akbabaya benzeyen
Kutay
1.Anlamı: Kutlu, uğurlu ay. 2.Anlamı: İpek, ipekli kumaş.
Kutbay
(bkz. Kutalp)
Kutberk
(bkz. Kutbay)
Kutbettin
1.Anlamı: Dinin kutb’u. 2.Anlamı: Dinin yücesi.
Kutcan
Kutlu, uğurlu can.
Kutel
Uğurlu el
Kuten
Adaletli
Kuter
Saygıdeğer yaşlı erkek" anlamına gelir.
Kutertan
(bkz. Kuter)
Kuthan
kutlu hükümdar
Kutkan
Saygın, kutlu soydan gelen
Kutlan
Kutlu, mutlu ol
Kutlar
Mutluluklar, uğurlar
Kutlu
Kutlanmış, mutlu, uğurlu
Kutlualp
Uğurlu yiğit anlamına gelir.
Kutlubay
(bkz. Kutlu)
Kutlubey
Uğurlu bey
Kutlucan
(bkz. Kutlu)
Kutluer
Uğurlu yiğit anlamına gelir.
Kutluğ
Uğurlu, mutlu, şanslı, kutlu.
Kutluğhan
Uğurlu, mutlu, şanslı, kutlu
Kutluhan
Uğurlu, mutlu, şanslı, kutlu
Kutlutekin
(bkz. Kutlu)
Kutlutürk
Uğurlu Kutlu Türk
Kutman
Uğur getiren, uğurlu kimse
Kutsal
Mübarek, kutlulukla ilgili
Kutsalmış
(bkz. Kutsalan)
Kutsay
Kutluluk, yüce ve ilahi bir güce dayalı sayılganlık
Kutsel
(bkz. Kutsan)
Kutsi
Kutlanan, kutluluk sahibi
Kutsoy
Uğurlu kutlu soydan gelen kimse
Kutulmuş
Kurtulmuş, aydınlığa kavuşmuş
Kutunalp
(bkz. Kutun)
Kutuner
(bkz. Kutun)
Kutup
1 - Yer yuvarlağının, Ekvator’dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği var sayılan iki noktasından her biri. 2 - Birbiriyle karşıt olan şeylerden her biri. 3 - Bir konuda yüksek bilgisi ve yetkisi olan kimse.
Kutyan
Uğurlu kimse
kutyar
İyilik getiren insan
Kuvvet
1. Güç, kudret, takat, sıhhat, sağlamlık. 2.Anlamı: Bir hükümetin askeri gücü.
Kuyaş
1. Güneş. 2.Anlamı: Çok sıcak, güneşin etkili vurması.
Kuzah
Bulut meleği, Gökyüzü
Kuzey
Kuzey yönü / Şimal ( Son 60 yılda ilk 100 Arasında )